ÖN SÖZ
HÜZNÜN VE UMUDUN MAVİ YOLU
Değerli okurlarımız,
Mavi Yol’un beşinci durağında, kelimelerin kanatlarına tutunarak yeniden bir aradayız. Bu sayımızda, insan ruhunu var eden o iki kadim duyguyu: hüznü ve umudu heybemize koyduk.
Hüzün, bizim için yalnızca edebî bir tema değil; toprağın sarsıntısıyla iliklerimize kadar hissettiğimiz, şehrimizin sokaklarına sinen derin bir gerçektir. Ancak hüzün sevincin yitik gölgesiyse, umut da o ağır yıkıntıların arasından güneşe uzanan ilk filizdir. Kahramanmaraş olarak büyük bir acının içinden dayanışmayla geçiyor, umutla yeniden ayağa kalkıyoruz.
Bu diriliş sürecinde kelimelerin gücüne her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. UNESCO Edebiyat Şehri unvanını taşıyan bu kadim toprakların bizlere yüklediği o onurlu sorumlulukla; Edebiyatımızda iz bırakan nice yürekli ozanın mirasını yaşatıyor, şehrimizi şiirle ve sözle yeniden inşa ediyoruz.
Çünkü biliyoruz ki, en karanlık gecelerde bile yolumuzu aydınlatacak kandiller, yazar ve şairlerimizin mürekkebe damlayan yürek çırpıntılarında saklıdır. Bu sayımızda, kalemini acıya merhem kılan, yıkıntılar arasından gökyüzüne bakmayı ihmal etmeyen kıymetli yazarlarımızla omuz omuza verdik. Bizler, acıyı inkar etmeden ama ona teslim
de olmadan, kelimelerin o şifalı ikliminde nefes almayı seçtik. Yerelden evrensele uzanan bu çaba, sadece edebi bir eylem değil, aynı zamanda hayata tutunma bildirgemizdir.
İşte bu manifestonun ışığında hazırladığımız sayfalarımızda; Aliya’nın Bosnası’ndaki beyaz zambaklardan Kırgız dağlarındaki kartallara uzanan, hüznü ve direnişi harmanlayan bir seçki bulacaksınız. Rüzgârı hüzün, güneşi umut olan bu metinler, hayata yeniden başlama arzumuzun birer yansımasıdır.
Hüznün karartmadığı, umudun hep diri tuttuğu yarınlarda buluşmak dileğiyle…
İyi okumalar.
