SANA DAİR
Âmini eksik cümlelerin,
Yarım kalmış dualarından topluyorum yüreğimi…
Biraz kırgın, bir parça gün batımı,
Ellerimi ısıtan demli bir çay buğusunda
Hasretini yüklüyorum elem saçlı rüzgârlara.
Sana;
İçimin yedi renkli baharından deriyorum
Yağmurunda yeşersin diye, umutla…
Burukluğumu döküyorum firari sözlerine,
Yokluğunun firakında kayboluyor harflerim.
Nereye gitsem gam!
Kaç kelâm etsem ziyan!
Yüzünün coğrafyasına esir düşüyor gözlerim.
Hüznün içli bestem, tebessümün memleketim…
Sana;
Uçsuz bucaksız hülyalarımı seriyorum,
Ömrüne yol olup aksın diye, ümitlerim…
Ruhumun yokuşlarında buluyorum, gülüşünün rengini
Sesine yaslanıyor dağlarımın gamlı türküleri.
Sesin, buğusu tüten kar tanesi,
Eritir zemheriye çalan düşlerimi
Her işlediğinde iliklerime…
Sana;
Duru denizlerin köpüklerinden serpiyorum
Mavilerini ser diye, Gönül Kâbe’me…
Züleyha ÖZBAY BİLGİÇ








