# Mavi Yol > Kültür Sanat Edebiyat ## Posts - [Aslan AVŞARBEY -DEDEM KORKUT’A ARZUHÂL](https://maviyol.tr/2025/08/13/dedem-korkuta-arzuhal/): DEDEM KORKUT’A ARZUHÂL (Dedem Korkut Resmi konacak) Duyan yok sesini kutlu kopuzunÇağımız bir garip çağ Dedem KorkutBozuldu töresi şanlı Oğuz’unKalmadı eskiyle bağ Dedem Korkut Millet bir acayip hâl üstündedirKargalar tünemiş gül üstündedirMünafık yalancı el üstündedirYaltacuk Beyrek’ten yeğ Dedem Korkut Tarlayı sürmeden hasat beklerizGayretsiz zahmetsiz vasat beklerizDört gözle halaskâr Basat beklerizÖlmemiş Tepegöz sağ Dedem Korkut Unuttuk verilen binlerce canıŞökli Melik şimdi halk kahramanıAra ki bulasın Bayındır Han’ıOtağında mahzun tuğ Dedem Korkut Hakkı haykırmayıp halkın ozanıBaşına taç eder oyunbozanıÇağa kurban verdik Salur Kazan’ıHer bayram ayrı bir yuğ Dedem Korkut Senin öğüdünü bir yana koyupMeçhule gideriz şeytana uyupBoğalar meydanda Boğaç Han kayıpKorku önümüzde dağ […] - [Hayrettin YAZICI -DEDE KORKUT KOPUZUNDA TÜRKÜ İZLERİ](https://maviyol.tr/2025/08/13/dede-korkut-kopuzunda-turku-izleri/): DEDE KORKUT KOPUZUNDA TÜRKÜ İZLERİ Hayrettin YAZICI Bugüne kadar bir iddiayı sürekli dile getirdim: Orhun Kitabeleri’ni, o taş anıtları, taşa kazıyan muhteşem dilin arkasında mutlaka büyük bir edebiyat olmalı. Bu edebiyat olmadan bu kitabeler yazılamazdı. Yazılmışsa eğer –ki yazılmıştır– bu da demektir ki, ardında büyük bir edebiyat bırakılmıştır. Bu aşamada, henüz o edebiyata bütünüyle ulaşabilmiş değiliz. Ama bir gün ortaya çıkmayacağını da kimse iddia edemez. Son dönem araştırmaları bu açıdan umut verici izler taşımaktadır. Bu iddiamızı açığa çıkaran en büyük kaynaklardan biri Dede Korkut Hikâyeleridir. Hikâyelerin iz düşümüne ve geçmişe dönük göndermelerine baktıkça, her geçen gün onları yeniden keşfetme duygusu uyanıyor […] - [Ali AKBAŞ -BİZİM TÜRKÜLER](https://maviyol.tr/2025/08/13/bizim-turkuler/): Bin yılda yoğurduk her mısraınıYüzüğe kaş ettik Ağrı Dağı’nıDünyaya değişmem bir aksağınıGönlüme göredir bizim türküler. Türküler bilirim Van’lı, Yemen’li,Yemen’in yolları güllü çemenli.Söylemiş gelinler gözleri nemli,Künyedir, kuradır bizim türküler. Kavruldum ateşte, boğuldum gamda.Hepsi ayrı hava, ayrı makamda.Bir gelini sel aparmış Mugan’da.Sellerde Sara’dır bizim türküler. Yıkılmış siyeci, bozulmuş bağlar.Davullar ah çeker, zurnalar ağlar.Bu gelin gönülsüz, salmayın dağlar!Bir bahtı karadır bizim türküler. Bizim kızlar bulmayınca dengini.Kimi türkü yakar, kimi kendini.Bahar seli gibi yıkar bendini.Bir kanlı deredir bizim türküler. Ay karanlık, bulamamış yolunu.Seferberlik yaman bükmüş belini.Karanlık gecede sinsin yalımı,Zulmette çıradır bizim türküler. Barak dedikleri bir ince ağrıYükselir her gece sabaha doğru.Uğuldayıp durur dağların bağrıTılsımlı mağradır […] - [Kemal TİMUR -KIRKLAR DAĞININ DÜZÜ/SUZAN SUZİ…](https://maviyol.tr/2025/08/13/kirklar-daginin-duzu-suzan-suzi/): KIRKLAR DAĞININ DÜZÜ/SUZAN SUZİ… Prof. Dr. Kemal TİMUR[1]∙             Daha önce yazdığım birçok yazıda da belirttiğim gibi, toplum olarak yazı yazmak alışkanlığı bizde çok az ya da yok gibi… Diğer taraftan bir istek ve davet olmadan çok da kalemimizi kullanmıyoruz sanki… İşte sıcak bir Pazar gününde, evin balkonunda oturup bir şeyler okuyorken, Kahramanmaraş’ın kıymetli şairlerinden Hanefi Yılmaz Ağabey aradı ve diğer birkaç kıymetli şair ve yazar dostla oturduklarını, yeni bir dergi çıkarmak istediklerini, ilk nüshasını da “Türkü Özel Sayısı” olarak düşündüklerini ve dolayısıyla benim de bu sayıya bir yazı ile katkı sunmamı arzu ettiler. O konuşma esnasında, işlerimin yoğunluğundan bahsederken diğer […] - [Hanifi YILMAZ -FUZÛLÎ](https://maviyol.tr/2025/08/13/fuzuli-hanifi-yilmaz/): FUZÛLÎ “İlimsiz şiir esası yok dîvar olur Esassız dîvar gâyette bî-i’tibâr olur” (İlimsiz şiir temeli olmayan duvar gibi olur ve temelsiz duvar da gâyet değersiz olur) 1483 yılında Hilla’da doğmuş olan Fuzûlî, 1556’da Kerbelâ ya da Bağdat’ta o zaman yaygın olan veba veya koleradan öldüğü söylenir ki, genel kanaat bu yöndedir. Fuzûlî, Büyük Selçuklular zamanında Irak’ta meskûn olan Bayat aşiretine bağlıdır hatta Türk musikisinde bir makam olan “Bayatî” bu aşiretten yayılmış olup, büyük şair Yahya Kemal’de aynı Türk aşiretine bağlı olduğundan “Bayatlı” soyadını seçmiştir. Mevcut bilgiler ışığında asıl adı Mehmet’tir ve babasının adı Süleyman’dır, derin bir müftü olduğu söylenir. Fuzûlî bütün eğitimini […] - [Mustafa BİLİR -YEDİ ULU OZAN (Aşık Obalı)](https://maviyol.tr/2025/08/13/66/): YEDİ ULU OZAN Ben yedi iklimde semah dönerimHak tecellisinde sırda ben varımİnsan sevmektir bütün hünerimPirim Şah-ı Merdan erde ben varım İnsanların münkir olan kesimiNerden bilsin kimdir Seyyid NesimîMelâmet hırkası duyar sesimiHakikat ziyneti dürde ben varım Tuna’dan su içtim Yeminî adımAli’nin yolunda gitmek muradımBeş yüz sene önce aşkı aradımYol uzun, derdim çok zorda ben varım “Hak erenler bir araya derilse”Hatayi zalimden hesap sorulsaZahirde, batında dosta varılsaİzim Hüseyin’dir kârda ben varım Sen “aklımı zail” eyledin güzelFuzuli’ye neler söyledin güzelBu rind-i şeydaya neyledin güzelAteşi harlanan korda ben varım “Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa”Mert olan namerde olur mu maşaDört mevsim baharım, sözüm yok kışaMazlumun […] - [Lalə İSMAYIL -TÜRKÜLER](https://maviyol.tr/2025/08/13/turkuler-lal%c9%99-ismayil/): TÜRKÜLER Biz gedərik, nəsillərə,Ərmağan qalar türkülər.Əsir alıb könül bağın, Eşq ilə talar, türkülər.. Göy buludlardan üzülüb,Axıb, dağlardan süzülüb,Dərə, təpə, çay, düzülüb,Xəyala dalar türkülər. Bu günlərdən, yarınlardan,Keçib, oddan, boranlardan,Qayıtmayan durnalardan,Bir soraq salar türkülər. Gedən dinməz, gələn sormaz,Nə haldasan, bilən olmaz..Yaran dərin, qanı durmaz,Qadanı alar türkülər. Ozan əhli mizan gözlər,Dinib, deməz boşa sözlər.Lalə, danmaz, dağlar, düzlər,Arxanca çalar türkülər. Lalə İsmayıl - [Orhan SAYDAM -YEDİ ULU OZAN](https://maviyol.tr/2025/08/13/yedi-ulu-ozan-orhan-saydam/): YEDİ ULU OZAN                                                                                                    Tarihçi Yazar / Orhan Saydam Türk Edebiyat Tarihinde hatırı sayılır yeri olan isimlerinden oluşan bu kavram, özellikle Alevi-Bektaşi Kültüründe oldukça önemlidir. Bu ozanlar; Nesimi, Şah İsmail Hatayi, Fuzuli, Yemini, Pir Sultan Abdal, Viranî ve Kul Himmet’dir. Ehl-i Beyt, Hz. Ali ve On İki İmam sevgileri yazdıkları deyişlere yanmıştır. Günümüzde dahi eserleri, özellikle cemler esnasında zakirler tarafından söylenmektedir. Yedi Ulu Ozan’a ait birçok şiir ve deyiş, çeşitli dönemlerde bestelenmiş, birçok önemli sanatçı tarafından seslendirilmiştir. Özellikle Nesimi, Şah İsmail Hatayi ve Pir Sultan Abdal’a ait şiirleri buna örnek verebiliriz. Yaşadıkları dönemin, başta siyasi olmak üzere sorunlarını dile getiren […] - [Dedem Kurt -DİLE GELİR TÜRKÜLER](https://maviyol.tr/2025/08/13/dile-gelir-turkuler-dedem-kurt/): DİLE GELİR TÜRKÜLER Altaylardan Tuna’ya, Anayurt’tan Asya’yaBağlamayla, kopuzla, dile gelir türkülerKafkaslarda ‘tar’ olur, Türkistan’da pür ‘rebap’Heybet heybet sedayla, tele gelir türküler Hançerede titreşir, acı deniz olurlarTürk çehreli bakışla, içli sevda bulurlarSevgiliye muştulu, has nağmeler salarlarGönüllerde taht kurar, güle gelir türküler Türküler ki öz içre, ana, bacı, kardeştirÇoğu zaman cefadır, nice dertlere eştir Kasavettir, figandır; bora, poyrazca sestir Ses içinde seslerle, yele gelir türküler Şehriyar’da ‘lâl’ olur, Köroğlu’da ‘varsağı’Ferhat’ta külünk olur, deler demirden dağıCoşa gelir bazen de, kurar muhabbet bağıFasıl fasıl çalınır, hâle gelir türküler Hoyrat, maya, ağıttır; Türk dilinde destandırGeçmişten geleceğe, söylenen soylu andırTürk’ten Türk’e şah miras, sözü bir özge candırÇavlanlarca coşarak, sele […] - [Dr. Doğan KAYA -TÜRKÜ](https://maviyol.tr/2025/08/13/turku-dr-dogan-kaya/): TÜRKÜ Halkın ruh halini, derdini, neşesini, zevkini, dünya görüşünü, inancını, karşılaştığı olayları yansıtan; hece ölçüsüyle ve bir veya dört dizeli ana bölümlere çoğu defa bağlantıların getirilmesiyle söylenen; manzum ve ezgili anonim ürünlere verilen ad. Türkçe, söylenmiş şiir anlamına gelen “Türkü”nün “Türkî” sözünden geldiği görüşü ittifakla kabul edilmiş bir görüştür. Yani, “Türk” kelimesine Arapça “î” ilgi ekinin getirilmesiyle vücut bulmuştur. “Türk’e has” anlamına gelen bu söz halk ağzında “Türkü” şekline dönüşmüştür. Türkü sözü muhtelif Türk boylarında farklı kelimelerle isimlendirilirler.  Türküye Altaylar kojon; Azeri Türkleri mahnı, Başkurtlar halk yırı, Çuvaşlar yurri; Hakaslar tahpah; Karaçaylarcır; Kazaklar türki, türik halık eni, Kırgızlar eldik ır, türkü, […] - [ÖN SÖZ / BAŞLARKEN](https://maviyol.tr/2025/08/13/on-soz-baslarken/): ÖN SÖZ / BAŞLARKEN “Mavi Yol” adıyla çıktığımız bu edebiyat yolculuğunda, ilk sayımızın heyecanı ve onurunu sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Dergimizin bu ilk sayısını, kadim kültürümüzün en samimi ve yaşayan damarlarından ikisine, “Türkülerimiz” ve “Yedi Ulu Ozan”a ayırdık. Bu iki derin konuyu bir araya getirerek, hem geleneğimizin köklerine inmek hem de günümüz insanının gönül dünyasına seslenmek istedik.Türküler; milletimizin ruh hâlini, derdini, neşesini, dünya görüşünü ve inancını yansıtan; nesilden nesile aktarılan manzum ve ezgili anonim ürünlerdir. Onlar, tıpkı Anadolu’nun bin bir çiçeği gibi, her coğrafyadan süzülüp gelmiş, her yüreğe dokunmuş, her acıyı ve sevinci dile getirmişlerdir. Bir olayın, bir arzunun, bir heyecanın […] - [Mavi Yol Dergisi Toplantısı](https://maviyol.tr/2025/06/23/mavi-yol-dergisi-toplantisi/): “Mavi Yol Dergisi” nin ikinci toplantısını yaptık, 1 Eylül itibariyle çıkacak olan dergimizin ilk sayısının teması “TÜRKÜLERİMİZ ve YEDİ ULU OZAN“, türkülerimiz ve Yedi Ulu Ozan üzerine yazı ve şiir gönderecek olanlar, (maviyoldergisi@gmail.com) e-posta adresine gönderebilirler. KISACA YEDİ ULU OZAN KİMDİR? Yedi Ulu Ozan, Alevîlik’te söyledikleri deyişler ile Alevi inancını halka anlatan ve yaşadıkları dönemden bugüne Zakirler ve sözlü edebiyat ile mesajlar ulaştıran, biri hükümdar diğerleri halktan olan, birçoğunun Ehl-i Beyt soyundan geldiğine inanılan şair ve ozanlara denir. Alevi-Bektaşi çevrelerince Yedi Ulu Ozan olarak kabul edilen şairler genellikle 15. ile 17. yüzyıllar arasında yaşamıştır. Bu şairlerin arasında Seyyid Nesîmî, Hatâî, Fuzûlî, […] - [Yeni bir Dergi Doğuyor](https://maviyol.tr/2025/06/23/hello-world/): Kahramanmaraş, “BİLSEK” bünyesinde yeni bir dergiye kavuşuyor. Eylül ayı itibariyle çıkacak olan “MAVİ YOL” Kültür- Sanat-Edebiyat dergisinin ilk toplantısını yaptık… İddiamız koşmak yerine yürümeyi seçerek; iyiyi, güzeli, doğruyu ve aşkı ve estetiği aramak… Hayırlı olsun… - [MAVİ YOL DERGİSİ 4. SAYI Haziran / Temmuz / Ağustos 2026](https://maviyol.tr/2026/05/25/mavi-yol-4-sayi-haziran-temmuz-agustos-2026/): MAVİ YOL 4. SAYI HAZİRAN / TEMMUZ / AĞUSTOS 2026 - [MAVİ YOL DERGİSİ 3. Sayı (Mart, Nisan, Mayıs 2026)](https://maviyol.tr/2026/05/25/mavi-yol-dergisi-3-sayi-mart-nisan-mayis-2026/): MAVİ YOL DERGİSİ 3. Sayı (Mart, Nisan, Mayıs 2026) MAVİ YOL DERGİSİ 3. Sayı (Mart, Nisan, Mayıs 2026)İçerikleri ayrı bir blog yazısı olarak okuyabilirsiniz. - [MAVİ YOL DERGİSİ 2. Sayı (Aralık, Ocak, Şubat 2026)](https://maviyol.tr/2026/05/25/mavi-yol-dergisi-2-sayi-aralik-ocak-subat-2026/): MAVİ YOL DERGİSİ 2. Sayı (Aralık, Ocak, Şubat 2026) MAVİ YOL DERGİSİ 2. Sayı (Aralık, Ocak, Şubat 2026) İçerikleri ayrı bir blog yazısı olarak okuyabilirsiniz. MAVİ YOL DERGİSİ 2. Sayı (Aralık, Ocak, Şubat 2026) Dergiyi PDF olarak açmak ve indirmek için tıklayınız. MAVİ YOL DERGİSİ 2. Sayı (Aralık, Ocak, Şubat 2026) E-Dergiye karekodu okutarak da ulaşabilirsiniz. - [MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI (2025 Eylül, Ekim, Kasım)](https://maviyol.tr/2026/05/23/mavi-yol-dergisi-1-sayi-2025-eylul-ekim-kasim/): MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI (2025 Eylül, Ekim, Kasım) MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI (2025 Eylül, Ekim, Kasım) MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI PDF MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI E-DERGİ PDF olarak İndirin MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI İÇERİKLERİ - [Tellerde Titreyen Hüznümüz, Dillerde Anlatılan Sevdamız](https://maviyol.tr/2026/04/09/tellerde-titreyen-huznumuz-dillerde-anlatilan-sevdamiz/): Tellerde Titreyen Hüznümüz, Dillerde Anlatılan Sevdamız: Hikayesi Olan Türküler Mavi Yol Dergisi olarak, BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği ile omuz omuza vererek hayata geçirdiğimiz “Kültür Sanat Buluşmaları”nın son durağında yüreklerimize dokunan, bizi biz yapan ezgilerle, yani türkülerimizle bir araya geldik. 8 Nisan Çarşamba akşamı sanatsever dostlarımızın yoğun katılımıyla gerçekleştirdiğimiz bu özel gecede, hepimizin diline pelesenk olmuş o güzel türkülerin ardındaki saklı hikayelere doğru bir yolculuğa çıktık. Türküler: Ortak Hafızamız Programımız, BİLSEK Dernek Başkanı Abdulgaffar Polat’ın kıymetli açılış konuşmasıyla başladı. Ardından dergimizin Yayın Yönetmeni Celalettin Kurt söz alarak, türkülerin yalnızca birer ezgi değil, kültürümüzün, birliğimizin ve ortak hafızamızın en önemli taşıyıcıları olduğunu anlatan […] - [Mehmet Akif CAN -NEVRUZ](https://maviyol.tr/2026/03/10/mehmet-akif-can-nevruz/): NEVRUZ Bu hikâye, aslında sonbaharın vedasıyla başlar. Dökülen yaprakların daha gür, yıpranmamış ve en nazik olanını doğaya iade ederek emaneti teslim edişidir bu. Kışın uzun uykusundan uyanan doğa, Nevruz’la birlikte yeniden nefes alır. Kimine göre bu uyanış, iyiliğin kötülüğü yenmesidir; kimine göre dostluğun ve kardeşliğin yeniden hatırlanışı, insanın kendi özüne dönmesidir. İnsanın özlemle beklediği bir Nevruz’u, yanında da bir çiçeği olmalı; isterse bu çiçek, dikenleri arasından başkaldıran bir kaktüs olsun. Çünkü yürekten inanana, zorlukların dikeni arasında bile umut çiçekleri açar. Nevruz yalnızca çiçeklerin açması değildir; Sakarya ile Zap suyunun çağlayarak akışında, Ege’de Zeybek’in dizini yere vurmasında bulursun onu. Ya da Doğu’da […] - [Mavi Yol Kültür Sanat Buluşmaları: Diriliş Ahvali](https://maviyol.tr/2026/03/06/mavi-yol-kultur-sanat-bulusmalari-dirilis-ahvali/): Mavi Yol Kültür Sanat Buluşmaları: Diriliş Ahvali Mavi Yol Kültür Sanat Buluşmaları devam ediyor…Edebiyatın, düşüncenin ve ruh dünyamızın derinliklerine uzanan anlamlı bir program sizleri bekliyor. “Diriliş Ahvali; Ruhta, Aşkta, Tabiatta Diriliş” başlıklı bu özel buluşmada şair ve yazar Hanifi Yılmaz, insanın iç dünyasında başlayan dirilişi; aşkın, tabiatın ve ruhun penceresinden anlatacak. Program kapsamında Hanifi Yılmaz’ın sunumu ile birlikte Mavi Yol dergisinin 3. sayısının tanıtımı yapılacak, şiirler okunacak ve gönüllere dokunan ilahilerle gece daha da anlam kazanacak. Kültür, sanat ve edebiyatın aynı çatı altında buluştuğu bu özel akşamda; kelimelerin derinliği, şiirin sıcaklığı ve düşüncenin ufku sizlerle olacak. Sevdiklerinizle birlikte katılabileceğiniz bu anlamlı […] - [Osman KURT -RÜZGÂRDA SAVRULAN](https://maviyol.tr/2026/03/04/osman-kurt-ruzgarda-savrulan/): RÜZGÂRDA SAVRULAN Toprak uyanıyor güneşle beraberÇiçekler açıyor dallarda neşelerNevruzla geliyor umutlar yenidenKalplerde filizlenir binbir düşler Kardelenle süslenir beyaz örtüYeşilin türküsü dağlarda türküNevruzla birleşir gönüller birdenSevgiyle örülür dostlukta kürkü Rüzgârla coşuyor dallarda yaprakGökyüzü gülüyor, bulutlar ırmakNevruzla doğuyor bin yeni umutKalplerde yankılanır baharda toprak Köylerde ateşler yakılır geceGençler atlar üstünden neşe heceNevruzla birleşir halkın sevinciBirlikte söylenir türküler iyice Toprakta can bulur her tohum, her dalNevruzla şenlenir meydanlar, ovalarKardeşlik çağrısı yükselir göğeBaharın nefesi sarar her kural Gönüller açılır güllerle beraberNevruzla birleşir dostluklar neşelerBaharın şarkısı yankılanırkenKalplerde filizlenir binbir düşler Siyah Ozan neşe saçar her zamanSonu gelmez yolu gider hep ormanBir rüya içinde sessizce yazıpRüzgârda savrulan, […] - [Ahmet Yılmaz TUNCER -BÜTÜN MASALLARDA](https://maviyol.tr/2026/03/04/ahmet-yilmaz-tuncer-butun-masallarda/): BÜTÜN MASALLARDA Aynıydı her şey yine gökte ayVe karanlık bir gökyüzüKöşesinde bir deli sokağınBir kadın kendi kendiyle konuşanMazgallara sığmayanBir yağmurAynıydı her şey yine gökte ayVe kalabalık sokaklarBen bana benzeme telâşındaOturmuşum delinin karşısındaAnlatıyor hiç durmadanGeçip gidiyor yanımızdanKendiyle konuşan kadınAynıydı her şey yine gökte ayVe karanlık bir dünyaDüşüyor yanımıza kimsesizVurgunlar kendi sessizliğindeYine yanımızdan geçiyorKendiyle konuşan kadınAynıydı her şey yine gökte ayVe sabaha uzanan saatlerHepimiz şimdi kendi bahçemizdeKendi aynamızdan bakıyordukKırılan yanlarımızaBiri anlatıyor biri seviyorNeden bütün masallarda ayKaranlıkVe neden maviye maviye çalıyor Ahmet Yılmaz TUNCER - [Davut MORTAŞ -VAKİTSİZ BİR YAZ MEVSİMİ](https://maviyol.tr/2026/03/04/davut-mortas-vakitsiz-bir-yaz-mevsimi/): VAKİTSİZ BİR YAZ MEVSİMİ Mevsim ilkbahar, ömür ise kışİçimde ayaz, dışımda güneşGülen dallara konmuş bir düşKalbimde suskun, yorgun bir ateş Çiçekler açar, bende ise dökülür yaprakHer tomurcukta içim burkulurZaman yanımdan geçer uzakBir adım gelmez, hep savrulur Yağmur şefkattir toprağa belkiBana dokunsa yara olurduHerkes umuda varırken sankiBenim yolumda akşam dururdu Bir kuş geçer göğümden habersizKanadında bahar kokusuBen rüzgâra düşmüş çaresizEski bir kışın son uykusu Belki bir gün döner bu talihKışım da bahar olur ansızınAma şimdilik susarım, soluk tenimHazan yüklüdür her nefesim Davut MORTAŞ - [Dilek EKER ÖZYURT -SÜMBÜLLER AÇMADAN ÖNCE](https://maviyol.tr/2026/03/04/dilek-eker-ozyurt-sumbuller-acmadan-once/): SÜMBÜLLER AÇMADAN ÖNCE Ayakları bahçe kapısından içeriye doğru adımlarken sanki yeni yürümekte olan bir bebeğin acemiliği ve ürkekliğiyle ilerliyordu. Kalbinin bir köşesine çöreklenmiş tuhaf ve anlamlandıramadığı bir hisle, avuçları arasındaki bahçe kapısının demir dokusunda elleri gezinirken, geçmişin bıraktığı paslı izleri teninde hissediyordu. Öylesine soğuk ve bir o kadar da müphem bir düşüncenin esrikliğine sessizce teslim oluyordu… Birkaç metre yürüdükten sonra dış kapının yakınındaki kameriyeden geriye kalan; yağmurun, karın ve güneşin dokunuşuyla kepriyen tahtaların yanı sıra, dikine uzanan direkler, insanın üzerine devrilecekmişçesine güvensiz duruyordu. Sanki zamanın gerisine gitmeyi dilercesine çaresiz bir niyazla başını gökyüzüne çevirdi. Çocukluğunu geçirdiği o evin bir harâbeden ibaret […] - [Felah DENDENOĞLU -SEVDA](https://maviyol.tr/2026/03/04/felah-dendenoglu-sevda/): Felah Meded Verdi Kazım, (Felah DENDENOĞLU ) 1 Şubat 1967’de, Irak’ın Kerkük kentinde doğdu ve şu anda Tuzhurmat’da ikâmet ediyor. İlk, orta ve hazırlık eğitimini Tuzhurmatu’da tamamladı. Kerkük’teki Yüksek Sağlık Enstitüsü’nden mezun oldu. Türkmence yazdığı dinî ve çeşitli şiirlerinden bazılarını İman Sadasi, İman Yolu, Qan Zaferi, Yanan Sular, Duygular Irmağı, Batma Güneş ve Sevda Dumanı adlı kitaplarında topladı. Irak ve dışında çeşitli festivallere katıldı ve şiirleri Irak, Türkiye, Azerbaycan ve İran’da yayınlanan kitap, dergi ve gazetelerde yayınlandı. Şiir festivallerine ve gecelerine katılımı, çeşitli ödüllerle onurlandırıldı. Şu anda Salâh al-Din Yazarlar Birliği’nde ilişkiler ve medya başkanıdır. Irak Edebiyatçılar ve Yazarlar Genel Birliği […] - [İbrahim ÖZGÜN -GÜL KALBİN ÇİÇEĞİ](https://maviyol.tr/2026/03/04/ibrahim-ozgun-gul-kalbin-cicegi/): GÜL KALBİN ÇİÇEĞİ Gül kalbin çiçeği, kapıl da yanma.Nasıl geçer zaman? Aşk bir rûyâdır.Hasret çekmeyene, pek sevdalanma.O, ömür bahçesi kalpte hûlyâdır. Hangi kuvvet ışık verir ruhuma?Başka gül arama, aşk muammadırErmek için bakın gönül coşkumaAşk, gezen gölgeyi varlık sanmadır. Alev alev yanar, gül kalbe yürür.Bu yangını bilen söylemez görürAkşam geldiğinde efkâr çözülürKalbe ferman dünya kervan göçüdür. İbrahim ÖZGÜN - [Fuat BOSTANCI -"BİZİM YUNUS"](https://maviyol.tr/2026/03/04/fuat-bostanci-bizim-yunus/): “BİZİM YUNUS” Yunus nâr-ı aşktır, ışığı EmreGönüllerde demdir, dördüncü cemreHüdâ’nın vuslatın, sığdırır ömreHakk’ın sevgisini, kullarda arar Aşk içre bir ömür, yakar da yürekAllah’ından başka, ona ne gerekBazen yorgun, bitkin, yol yürüyerekMâşuka hasreti, yollarda arar Girer gönüllere, makamı yüceDoğruluk üzere, ulaşır güceEyler doğrulukta, gündüzü geceBülbül olur yâri, dallarda arar Âhilikte çizer, gönül yolunuSever Yaratanla, cümle kulunuDamar damar açıp, gönül kolunuGülendam sevdayı, kollarda arar Bazen bülbüllere, narin gül olurKalplerden kalplere, giden yol olurGarip gurabâya, uzar kol olurAcıyı, tatlıyı, çullarda arar Nice şiirleri, getirir dileBülbül feryâdını, yetirir güleFeryat, figanlarla geçirir çileNağmeleri şiir, dillerde arar Aşkının sırrına, olunmaz mazharSinesinde yangın, gönüllerde harYâr çağrısın duysun, yaz […] - [Fatmagül TANIŞ -İKİNCİ BAHAR](https://maviyol.tr/2026/03/04/fatmagul-tanis-ikinci-bahar/): İKİNCİ BAHAR Mevsimlerin baharı vardır; İlkbahar, sonbahar, bunu herkes bilir. Nasrettin Hoca’nın dediği gibi: ‘Bahara bir şey dedik mi?’ Sonbahar; yaprak dökümü ve bağ bozumu mevsimi olsa da hava normal sıcaklıktadır; baharlar hep sevilir. İlkbaharda toprak ısınır, dallar uyanır, hayat uzun bir suskunluktan sonra yeniden konuşmaya başlar. Bahar, tabiat için sadece bir mevsim değil, yeniden başlama ihtimalidir. Donmuş görünen her şeyin içinde hâlâ hayat olduğunu hatırlatır insana… Ama yalnızca mevsimlerin değil, hayatların da baharı vardır. Hatta bazı insanların da bir değil, iki baharı olur. İlkbahar çoğu zaman fark edilmeden geçer. Gençliğin verdiği aceleyle yaşanır; insan sahip olduklarını kendinden bilir. Gücünü, vaktini, […] - [Hacı Abdullah KOZAN -BAHAR TÜRKÜSÜ](https://maviyol.tr/2026/03/04/haci-abdullah-kozan-bahar-turkusu/): BAHAR TÜRKÜSÜ Cemre düştü bahara, toprak ana coşuyorÇiçek çiçek demlendi, gülüm güle koşuyorDağım ovam kıyamda, dua dua açarlarSecde eder toprağa, kokuların saçarlarGökler ağlar durmadan, zülfün teli ıslanırLale, nergis kucakta, gönlümüze yaslanırSevda akar dereden, çağlar gönle yâr olurÜmit solur topraklar, karlar örter ar olurDüğün bayram mevsimi, şarkı söyler toprağımDostluk arar baharım, gülün açar yaprağım Bir bestedir baharlar, dünya âlem bakarlarTürkü türkü gönülden, aşka nağme yakarlar Firdevs âlem dünyamız, cıvıl cıvıl örtüşürBahar değmiş sevgiye, ozanlarım atışırÇağlar açar ülkümüz, ecdat özler baharıErgenekon yurdumuz, Nevruz verir kararıOrta Asya vatanım, akın akın göçerlerOğuz atam gök çadır, âsumana uçarlarGençlik döner bahara, ilmek ilmek dokunurAteş düşer zamana, seven […] - [Hızır İrfan ÖNDER -HAİKULAR](https://maviyol.tr/2026/03/04/hizir-irfan-onder-haikular/): HAİKULAR Karanlık çöktüKanı çekildi kentinSokaklar ıssız! Kara kış geldiKar kaçtı gözlerimeÜşüdü kalbim!… Lotus çiçeğiAçıyor gözlerimdeSucul mu sucul… Davulun sesiKavganın gürültüsüKapıştı gece! Akşam oluncaGazze oluyor kalbimYanık ve yıkık! Gün kara! GeceKara mı kara! Düşük yapıyor hayat! Tıfıl bir akşamKara gözlü geceyeHüznü yansıtır! Uğur böceğiTalih kuşu gibi konÇıplak tinime! Bülbülün ömrüArtar öttüğü zamanGüller kanarken! Richter ölçeğiRuhumdaki hasarıÖlçebilir mi? Örümcek daimAşkla örer ağınıSabırla bekler. Kanadı kırıkSerçenin kalbi üşürHer seher vakti! Serenat yapmaBülbül serenat yapmaGüller ağlarken! Bir gün sonlanırgüneşin saltanatıgül kokar ölüm! İpek böceğiKozasını dokuyupVerir canını!… Başkadır başkaBoğaziçi’nde akşamHazan ve hüzün… Sarı yapraklarKuşattı sokaklarıHayat çok hazin! AyçiçekleriBakıyor baygın baygınGüneş utangaç… Bu nasıl iklim?Dört mevsim kar yağıyor!-Her […] - [Mustafa BAŞIBÜYÜK -DİRİLİŞ](https://maviyol.tr/2026/03/04/mustafa-basibuyuk-dirilis/): DİRİLİŞ Mutlu olurum diye ne hayaller kurmuştumKar yağdı, tipi yağdı tutunduğum dallaraTam kalbimden vurulup yıkılmıştım, düşmüştümSitem olsun bin sitem, o buz gibi aylaraAhh, şunun şurasında ne kaldı ki bahara? Mevsimler geldi geçti, mevsimler deldi geçtiKavuşmak istemiştim, kavuşamadım yâreBir ömür böyle geldi, bir ömür böyle geçtiBaktım gökyüzündeki bulutlar kara kara,Dedim kendi kendime, ne kaldı ki bahara? Fazla sürmez yakındır bostanda biter karpuzDere kenarlarında soğukluk, tere, yarpuzCemreler tamamlandı, bak geldi sultan NevruzDedim ki nazlı yâre beni kalbinde ara,Filizlendi sevdamız, ne kaldı ki bahara? Bekle beni geleyim, bekle beni sevgilimBir tek sensin dileğim, bir tek sensin emelimHayat hep güzel olsun, sevelim sevilelimGel artık düşmeyelim […] - [Genova ARDAĞ KAYIRKIZI -BANA YABANCI BİR DÜNYA](https://maviyol.tr/2026/03/04/genova-ardag-kayirkizi-bana-yabanci-bir-dunya/): GENOVA ARDAĞ KAYIRKIZI 20 Şubat 1961 tarihinde Kazakistan’ın Karaganda ili, Aktogay ilçesi, Birlik (Birlestik) köyünde doğmuştur. Şair ve bestecidir. Hayatını genç neslin eğitimine adamış bir öğretmendir. Günümüzde emeklidir. Astana şehrinde, El-Farâbi adına Öğrenciler Sarayı “Anneler Okulu”nun başkanıdır. “Vesayet (Himaye) Konseyi” üyesidir. “Barış Dünyası” (Planeta Mira) Uluslararası Yazarlar Birliği üyesidir. Dünya Yetenekleri Birliği üyesidir (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Karakalpakistan). Kazakistan Yazarlar Topluluğu üyesidir. Orta Asya Yazarlar Birliği “Yangi Ovoz” üyesidir. BANA YABANCI BİR DÜNYA Bana yabancı bir dünyam var benim,Kimseye benzemez şarkı söyleyen yurdum.Kader böyle yazmış, boyun eğdim,Tohumum kara toprağa düştüğü günden beri. Kimi gün fırtına, kimi gün yağmur,Bazen sel, bazen kurak, bazen […] - [Ali BÜYÜKÇAPAR -DELİ KÜHEYLANA MERSİYE  ](https://maviyol.tr/2026/03/04/ali-buyukcapar-deli-kuheylana-mersiye/): DELİ KÜHEYLANA MERSİYE   Kalelerimden armalarımı sökünBaşım yerde yıldızları saçıyorum ellerineKor ateşleri alıyorum yüreğimeEriyor kelimelerim aşklarımSen vardın hayalinden önce Sürmeli gözlerinde seher umutları Nar çiçekleri aşkımın rengi ırmaklarsa mavi gözlerin Kutlu kitaplarda aradım Gördüğüm rüyayıDuvarların gölgelerinde çocuklarYaklaşan kıyametti bakışlarınDağladı yüreğimi Ayaklarımda tozlu yollar giderimDağlara çarpan gökkuşaklarında sevgini ararımIşık tayları getirir muştularınıMenekşeler kokar ardın sıra Baktığın dağlarda binbir hüzünBu yaralı gönül kapında azatsız kulun… Ali BÜYÜKÇAPAR - [Orhan SAYDAM -FRANSIZ DEVLET NİŞANI ÖDÜLLÜ BİR KAHRAMANMARAŞLI (Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz)](https://maviyol.tr/2026/03/04/orhan-saydam-fransiz-devlet-nisani-odullu-bir-kahramanmarasli-prof-dr-murat-aykac-erginoz/): FRANSIZ DEVLET NİŞANI ÖDÜLLÜ BİR KAHRAMANMARAŞLI (Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz) Kahramanmaraş, tarihi boyunca çok sayıda ilim adamı yetiştirmiş; bu kişiler kadı, müderris, müftü ve müellif olarak Osmanlı coğrafyasının çeşitli bölgelerinde görev yapmışlardır. Cumhuriyet’ten sonra da bu coğrafyada hatırı sayılır âlimler yetişmiştir. Aynı coğrafya, yazar ve şairleriyle de ünlüdür. Zira ülkemizin ünlü edebiyatçılar da çıkarmıştır bağrından. Bu isimlerden biri; Türkiye’de tanınmış bir akademisyen, mimar ve yazar Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz’dür. Memleketimizin önemli değerlerinden olan Erginöz, 54 eser ve birçok imtiyazlı ödül sahibidir. Dünyaca ünlü tarihçi Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç’ın ve daha birçok kadı, müftü, müderris ve âlim çıkarmış olan […] - [Ahmet SÖNMEZ -AŞKTA DİRİLİŞ](https://maviyol.tr/2026/03/04/ahmet-sonmez-askta-dirilis/): AŞKTA DİRİLİŞ Aşk,bir yüz arayışı değildir burada;ne suret ister ne ses.O, kalbin karanlığındaansızın yanan bir hakikat kandilidir. Diriliş, gürültüyle gelmez;içte sessiz bir inkılâptır.Nefs susar,benlik çekilir,ve insan kendine emanet edilir. Bu aşk ateştir ama yakmaz,kül etmez, arıtır.Kırık niyetleri eritir,ruhu asli madenine döndürür,insanı kendinden fazla insan yapar. Zaman eğilir bu aşkta,geçmiş bir yük olmaktan çıkar.Hatâ, tövbeye dönüşür;yaralar, hikmete.Her düşüş bir yükseliş imkânıdır. Bu aşk bir sahiplenme değil,bir teslimdir.“Ben” incelir,“biz” bile dağılır;yalnızca emanet bilinci kalır geriye. Dirilen,dünyayı başka görür artık.Toprağa basarken incitmez,söze başlarken yaralamaz.Çünkü aşk, ahlâka dönüşmüştür. Ahmet SÖNMEZ - [Orhan Safi KÜREK -BAHARDI](https://maviyol.tr/2026/03/04/orhan-safi-kurek-bahardi/): BAHARDI BahardıGüller tomurcuk olmuş Portakallar çiçek açmıştıÜzerinde ne vardı bilmiyordumGidecektin ama biliyordum BahardıAtmıştık ceketleri, kabanları Ayın yedisiydiYine yolcuydun Yine gidiyordunYine gamsız terk ediyordun BahardıNisanın yedisiydiKuşlar gibi uçmaya hazırlanıyordunAcılar vardı son gördüğümde gözlerinde Haksız, insafsız, kalleş acılar Portakal çiçeklerinden kolyeler yapmıştım Getirip de veremediğimHani belki olur diyeAnlık tebessümü Melek çehrenin Akşam üzeriydi, ayın yedisiydi Son bir kez etrafa bakmışsın Binmiş, gitmişsin Üzülmesin, dağıtmasın kendini Döneceğim demişsin Şimdi gittin, çok zaman olduYokluğuna alıştım desem Yalan olur Üzülmedim desem Yalan olurHatta dağıtmadım desem… Çok yalan olur Gittiğin yollar suçlu suçlu bakarSeni alıp götüren süslü otobüsler Utanır, kaçar benden Utanmasın kaderUtanmasın yollar, arabalar  Her baharın bir yazıHer yolun bir sonu var Gelecek sayılı günün sonu Yine olacak âlem senle dolu Sen […] - [Gülçin Yağmur AKBULUT -BAHARIN KAPISI](https://maviyol.tr/2026/03/04/gulcin-yagmur-akbulut-baharin-kapisi/): BAHARIN KAPISI Sabahın kapısındanasıl bekliyorumbir bilsen Kara kış ortasındabahar yürüyorkuru dallara Selâmınla şakıyor kuşlarkarı eriyor dağlarınortalık şenleniyor birden Şafağın eyvanındaişmar ediyor bir güzelÖyle tatlı ki gülüşübal kaymakşeker şerbet Ben öperken gözlerindençırpınıyor göğsününgüvercinleriey cananseninle coşuyor ırmaksana çıkıyor tüm yollar Gülçin Yağmur AKBULUT - [Mustafa IŞIK -DÜNYA DENİLEN HANDA](https://maviyol.tr/2026/03/04/mustafa-isik-dunya-denilen-handa/): DÜNYA DENİLEN HANDA Dünya denilen handa bir garip yolcu gezerBeniâdemdir namı, yükü dağdan ağırdırGafleti tarifsizce, dikenli yolda tozarDili baldan kanatlı, sözü Hakk’a sağırdır Yakınken şahdamarı, gözü uzağı ararRuhunda sızı dinmez, saçını yelle tararBırakmaz kıyl û kâli, gününü başa sararBineği topal kısrak, heybe dolu kahırdır Yolculuğu uçurum, derince yâr gibidirPusulası hesapsız, yitik diyar gibidirKendi namazın kılan garip ağyar gibidirGerçek sandığı amel, fayda etmez sihirdir İsrafil üfler sûru târumârdır bahçesiYaşla kuru karışır, kapanır ser çeşmesiTaş bile mihengidir, perde olur gökçesiBitip tükenir umut, tattığı aş zehirdir Kendini bilen âdem, Hak’tan döner mi geriDüşürmez sancağını verse de esrik seriCihan içre bin çeşit vardır Hudâ’nın sırrıHakk’a […] - [Vahit KAHVECİ -AZ KALDI](https://maviyol.tr/2026/03/04/vahit-kahveci-az-kaldi/): AZ KALDI Yine dağlarımın karı eriyorİlkbahara kavuşmaya az kaldıGöçmen kuşlar dönüyor birer birerŞubat bitti  mart ayına az kaldı Karlar çekiliyor geldiği yereSularda kendini yatırdı tereBahar bereketi doldu her yereÇiğdemlerin çıkmasına az kaldı Yağıyor yağmurlar, coştu derelerRenk renk yeşillerle doldu yörelerMevsiminde uygulanır törelerÇadırların göçmesine az kaldı Tadı bir hoş olur, bahar ayınınYağmuru kısadır, nisan ayınınÖnünde durulmaz Kırksu Çayı’nınYatağından taşmasına az kaldı Dört mevsimi birbirine bağladıkBazen neşelendik, bazen ağladıkNice zor gün gördük, kara bağladıkYüzümüzün gülmesine az kaldı Vahit KAHVECİ - [Teyfik KARADAŞ -ÇOCUKLUĞUMUN NEVRUZ BAYRAMLARI](https://maviyol.tr/2026/03/04/teyfik-karadas-cocuklugumun-nevruz-bayramlari/): ÇOCUKLUĞUMUN NEVRUZ BAYRAMLARI Döngel Köyü, Kahramanmaraş şehir merkezine elli kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Köy merkezi, Kahramanmaraş-Kayseri karayolunun sağ tarafında yer almaktadır. Dünyanın sekizinci harikalığına aday Döngel Mağaraları, köyün kuzeydoğusundadır. Köyün on kilometre kuzeyinden doğan Tekir Çayı, Kısık Mezrası yakınlarında yeraltına batmaktadır. Yeraltında bir kilometre kadar ilerledikten sonra, Döngel Mağaraları’nın içinden şelaleler oluşturarak yeniden yeryüzüne çıkarmaktadır. Tekir Çayı, mağaraların içinden yeryüzüne çıktıktan sonra Döngel’i bir bıçak gibi ortadan ikiye bölerek, Ceyhan Irmağı’na kavuşmak için Menzelet Barajı’na doğru düşe kalka yol almaktadır. Köyün çevresi, yüksekliği iki bin metreyi geçen karlı dağlarla kaplıdır. Bu dağlarda çam, ardıç, sedir, köknar, meşe başta olmak üzere onlarca çeşit […] - [Celalettin KURT -SÜMBÜLÜN TÜRKÜSÜ](https://maviyol.tr/2026/03/04/celalettin-kurt-sumbulun-turkusu/): SÜMBÜLÜN TÜRKÜSÜ I Şebneminde ilk fecrin, açar başın vecd ileDağıtır saçlarını, tel tel sıradır sümbül  Zülüfleri incedir, perçemleri beyzalıKaranlığı ak eder, aşkta çıradır sümbül Gönül kuşu konarken, ibrişimden dalınaKokar misk-i amberce, gönle şıradır sümbül Fecir vakti gülneva, eyler virdin sevdayaBengi bengi ıslanır, pâre pâredir sümbül Sökün eyler ilkyazla, bahar bahçe açılırZarâfetin gösterir, cismi sâredir sümbül Vurur ise avcılar, okla gönül kuşunuYaprağından kan damlar, cümle yaradır sümbül Renk renk açar hercai, yağmurlarla süslenirYüreklere ses verir, ismi küredir sümbül Elif gibi dik durur, erer başı göklereDestanlaşan aşkıyla, kutlu töredir sümbül Yayla yaban fark etmez, açar gönül perdesinYazla kışın cehdinde,  fasl-ı aradır sümbül Güzelliği […] - [Necdet EKİCİ -HAYALLERİ ERTELEMEK](https://maviyol.tr/2026/03/04/necdet-ekici-hayalleri-ertelemek/): HAYALLERİ ERTELEMEK Oğlum İlbey’e… İkisi de gençti…    Ertelemek istemedikleri hayalleri, geleceğe dair düşleri vardı.      Ancak her şey Kafdağı kadar uzaktı. Hayat çetin, ömür kısaydı.   Hayallerinden vazgeçmediler. Umutsuzluğa düşmediler. “Bir gün mutlaka” diye başlayan cümleler kurdular.    Onlar, biliyordu ki azimde zafer, yeiste mağlubiyet vardı.    Azimliydiler… “Fazla değil, dört beş dönüm bir arazileri olsun. Üstünde mavi kanatlı güvercinlerin savrulduğu, modern bir “köy evi…” Şehrin dışında ama şehre yakın. Fabrika dumanları, şehrin gürültüsü, egzoz gazları olmasın. Balkonlarında gökkuşağı sarmaşıklar gülümsesin. Bahçesinde her çeşit meyve çiçek açsın: portakal, mandalina, çikolatalı hurma, mürdümeriği, elma, kayısı, caneriği… Sonra teyeklerin arasından sarkan akik […] - [Gonca YILMAZ HATUNOĞLU -KARGIN SESİ](https://maviyol.tr/2026/03/04/gonca-yilmaz-hatunoglu-kargin-sesi/): KARGIN SESİ aynam kırıkaynamın içi paramparçasırlanmış kuşlar düşüyorparıldayarak avuçlarımahangi uzaklara dalsa gözlerimyeni kefenlenmiş kadavralar uzatıyorsundonmuş ır(m)aklara sen bu şehirde yoksunhiçbir ışık düşürmüyor gölgenisokağın başınabir kara yılan kıvraklığıyla çıkıyor yollarhayat duvarları içine yıkılmışkocamış konaklara  hayli zamandıryılları, günleri unutuyorumresmi bir kağıda yazmak mecburiyeti olmasabu mahsur ismimi de unuturum yaüzüldüğüm ara sırasesini de unutuyorumgözlerinin gülüşünüsiyah saçlarını kolonyayla tararken  sobanın yanındaki minderde oturuşunu aramızdaki penceresiz mekanlarınhâl perdeleriuçuşsun diyesevdiğin şarkıyı çarpıyorum odamın duvarlarınasevdiğin sardunyalardan alıpgeceleri onlara,romanların erdem haritalarını bulamayan korsanlarırüzgâr güllerinikübik maskeli yel değirmenlerinive beni sancho’suz bir don kişot olarakbu dünyada nasıl bırakıp gittiğinianlatıyorum ıhlamur kaynatıyorum çokçaeğer hastaysan biliyorum iyi gelir soluğunaelma rendeliyorumparmaklarımdan parçalar kopara koparadurmadan […] - [Hanifi YILMAZ -MÜKEMMELLİĞİN DİRİLİŞİ](https://maviyol.tr/2026/03/04/hanifi-yilmaz-mukemmelligin-dirilisi/): MÜKEMMELLİĞİN DİRİLİŞİ Yaratılışın gayesi ve insanın bitmek bilmeyen azmi; hep o mutlak güzelliği aramak, bulmak ve bulduğunu bir ömür ruhunda taşımaktır. İnancımızın temel taşlarından biri olan “Allah güzeldir, güzel olanı sever” düsturu, bu arayışın en kutlu rehberidir. Cenab-ı Hak, tüm noksanlıklardan münezzeh olması hasebiyle “Sübhân”dır ve her türlü övgüye lâyıktır. Kur’an-ı Kerim, bizlere sabah akşam tespih hâlinde olmayı, “Sübhânallah” diyerek o eşsiz mükemmeliyete talip olmamızı öğütler. Zira insanoğlu; en güzel yerde, en güzel sûrette ve en güzel zamanda halk edilmiştir. Bu sebepledir ki her birimiz, baktığımız her çehrede,dokunduğumuz her eserde ve tanık olduğumuz her oluşumda, aslında kendi özümüzdeki o kadim güzelliği […] - [İsmail SÜKLÜM -BEN Kİ ''AĞLAYAN GELİN''](https://maviyol.tr/2026/03/04/ismail-suklum-ben-ki-aglayan-gelin/): BEN Kİ ”AĞLAYAN GELİN” Ey benim Yüce Rabbim, üstüm benek yaradırKâinatta ilminden elbet sual olunmaz.Mahcupluğum o yüzden, içim kömür karadırGeceye dalışlarda, dilemezsen solunmaz.Yapraklarım el açar, gönle şükür bandırır,Sen kalpleri bilensin, aşkın beni yandırır.Başımı kaldırmaya,  utanıyorum billâh!Her nefes alışıma, bin kez elhamdülillah! Her zerrem ayrı hikmet, okuyana has kitapSaçlarımda altı taç, Amentü’nün simgesi.İsmini zikretmekten düşersem şayet bîtapAkıttığım yaşlarım saf sevdamın imgesi.Doyumsuzca renklerim, mor dağların al süsüYanağıma düşen çiğ, hoş oluşumun püsü.Başımı kaldırmaya, utanıyorum billâh!Her nefes alışıma, bin kez elhamdülillah! Vatanımdır yaylalar, beni ondan ayırma!Değmesin insanların yüzüme soğuk eli.Rengârenk şallarımı üzerimden sıyırma!Mahveder kıvamımı, savurur poyraz yeli.‘’Ağlayan gelin’’ diye, dillenir benim namımSisler yüzde duvağım, […] - [Aysen AKDEMİR -MEVLÂN SULARINDA BİR İZ DÜŞÜMÜ](https://maviyol.tr/2026/03/04/aysen-akdemir-mevlana-sularinda-bir-iz-dusumu/): MEVLÂN SULARINDA BİR İZ DÜŞÜMÜ Bir kanadım Mevlâna’da,Ötekiyle hep uçtum ben.Semâ döner gibi döndüm,Sonsuza kanat açtım ben. Divân- ı Kebir’i buldum,Mesnevîlerde mest oldumCümle âleme dost oldum,Bir âb-ı hayat içtim ben. Bu bendeki benlik değil,Aşk figânım şenlik değil,Benim derdim günlük değil,Sonsuza ömür biçtim ben. Gel dedin geldim yanına,Can daha neden sakınaÇıktım akından akına,Dâim kendimden kaçtım ben. Ne kirim kaldı ne pasımBal şerbeti dolu tasım,Ben artık nefsimle küsüm,Boş dâvâdan vaz geçtim ben. Aysen AKDEMİR - [Hayrettin YAZICI -TÜRK DÜNYASININ ORTAK HAFIZASI: NEVRUZ](https://maviyol.tr/2026/03/04/hayrettin-yazici-turk-dunyasinin-ortak-hafizasi-nevruz/): TÜRK DÜNYASININ ORTAK HAFIZASI: NEVRUZ İnsanlık tarihi boyunca bazı günler vardır ki takvim yapraklarının ötesine geçen anlam yüklenir, sembolleşir ve kuşaktan kuşağa taşınır. Nevruz da bu günlerden biridir. Sadece baharın gelişi değil, aynı zamanda insanın doğayla, geçmişle ve kendi varoluşuyla yeniden kurduğu bağın adıdır. Türk dünyasında Nevruz, bir bayram olmanın çok ötesinde, ortak hafızayı diri tutan derin bir hatırlayıştır.  Nevruz, kelime olarak ‘yeni gün’ anlamına gelir. Ancak bu yalın anlam, onun tarihsel ve kültürel derinliğini tek başına açıklamaya yetmez. Çünkü Nevruz, yazılı tarihin sınırlarını aşan, Türklerin Orta Asya bozkırlarında şekillenen hayat anlayışıyla iç içe geçmiş bir doğa-tabiat bayramıdır. Gök Tanrı inancının […] - [Eda TOSUN -SUYA KAN](https://maviyol.tr/2026/03/03/eda-tosun-suya-kan/): SUYA KAN Yine ve yenidenYağmura yöneldimYıkayıp aydınlatanAydınlattığı yerdenKalbini sezmeye yönelikEn güzel fikirleriİşittim sudan  Kavrayışı keskin sularZihnime kırılmayıRuhumdan önce anlatanNadiren karşılaştığımÇocukluktan kalmaTaş sokaklarda koşanTaşı da yıkayıpBağrıma basanRüyam geçiyordu sudan Göğün ahengini bozanTozlanmış şiirleri okutanÇamurun mucizesiBiraz da incelik sunanAğaçların derisiniSesiyle soyanBir eski masal gibiİçince uyutulanYüzümdü suya kanan  Karanlığı tüten sokaklarKorkutmuyordu ellerimiSırrını çözmüştü toprağınMezara giderken de  Yanımda sadece o vardıBir ibrikBir mendilBir duaDamlıyordu elindenSuyun yüzüne çıkacakYüz arıyordu belki de  Eda TOSUN - [Lale İSMAİL -BAHAR](https://maviyol.tr/2026/03/03/lale-ismail-bahar/): BAHAR Bahar çiçək boxçası,Bahar güllü çəməndir.Lalə, bənövşə, nərgiz,Bahar tər yasəməndir. Təmiz hava, xoş ətir,Gətir baharım, gətir.At küləklər qoynuna,Dağlardan düzə yetir. Mənim rəngli baharım,Çələngsən fəsillərə.Gül-çiçəkli baharım,Töhfəsən nəsillərə. Lale İSMAİL NOVRUZUM Arzular qanad-qanad,Şirindir gözəl həyat.Millətimə toy, büsat,Uğur gətir, novruzum. Coşsun çaylar, bulaqlar,Nəğmə desin dodaqlar,Gülsün bütün uşsaqlar,Dərdi itir, novruzum. Çin olsun xoş diləklər,Şad olsun qoy ürəklər.Bişsin isti çörəklər,Yaysın ətir, novruzum. Lale İSMAİL - [Könül ORDUBADİ -BENİ GÖNLÜNE YÂR BİLMESİN ARTIK](https://maviyol.tr/2026/03/03/konul-ordubadi-beni-gonlune-yar-bilmesin-artik/): BENİ GÖNLÜNE YÂR BİLMESİN ARTIK Gözyaşı hasretin gölüne dönseÜmidi feleğin elinde sönseDilinin duası günaha inseBeni gönlüne yar bilmesin artık Ne sevgi verdi ki düşlerde kalsınYorgun hayatımı sırtına alsınYaylar ok’larını ormana salsınÖmrümden ömürler çalmasın artık Karlar eridiler, dağlar sel olduÖmrüm karalandı toprak yel olduÇiçekler gönlümde yaslı tel olduGözleri uzağa dalmasın artık Laleler peşiman oldu açmadıGüneş etrafına ışık saçmadıDerdim derbederdi uzak kaçmadıAklı fikri bende kalmasın artık Şahadet şerbetin içtim de gitsinKefenimi diri diri biçtim de gitsinYaramın gubarın açtım de gitsinGönlünü ikiye bölmesin artık Gönlümü sahranın yeli sürüdüBağrım bir ah çekti kurtlar hürüdüGöyleri feganın ahı bürüdüSırıtıp yüzüme gülmesin artık Ayrılık hökm edib vüsalı yazdıHesret […] - [Cahit GÜNAY -BEN SENİ](https://maviyol.tr/2026/03/03/cahit-gunay-ben-seni/): BEN SENİ Ben seniKıraç toprakların yağmuru beklediği gibi değil;Duası yarım kalmış bir Behlül’ünGöğe bıraktığı son nefes gibi bekliyorum. Ben seni,Kaderin vaat ettiği bir an gibi değil;Kökünü unutmuş bir ağacın,Hangi göğe ait olduğunu hatırlamak içinEllerini semaya kaldırışı gibi bekliyorum. Ben seni,Işığın karanlığa düşmeden önce durduğu eşikte;Geceyle gündüz birbirine değerken,Çaresizliğin koynundakiYıldızların adını sayıklaması gibi değil,Karanlığın kendini unutmamak içinBir yıldıza yaslanışı gibi bekliyorum. Ben seni,Rüzgârı çağıran yelkenler gibi değil;Yönünü yitirmiş bir ruhun,Adını bilmediği bir kıbleye dönüpSusarak,Yalnız kalbiyle beklemesi gibi bekliyorum. Ben seni,Özgürlük için dalgalanan bir bayrak gibi değil;Üzerine sinmiş kanı henüz kurumamışBir nişanenin,Ağırlığını taşıyacak bir göğüSabırla araması gibi…Sesini yükseltmeden,Zamanı titreten bir sessizlikle bekliyorum. Ben […] - [İnci OKUMUŞ -SEN BAHARSIN](https://maviyol.tr/2026/03/03/inci-okumus-sen-baharsin/) - [Paşayeva Hecer ADİLKIZI -NEVRUZ BAYRAMI](https://maviyol.tr/2026/03/03/pasayeva-hecer-adilkizi-nevruz-bayrami/): Paşayeva Hecer ADİLKIZI Kökleri Iğdır ve Erzurum yöresine uzanan bir aileden gelmektedir. Ailesi daha sonra İrevan’a göç etmiş, kendisi ise Nahçıvan’da doğmuştur. Nahçıvan Devlet Üniversitesi Azerbaycan Dili ve Edebiyatı Fakültesi’nden mezun olmuştur. Meslek hayatı boyunca Karabağ’da (Laçın) ve hâlen yaşamını sürdürdüğü Bakü şehrinde öğretmen olarak görev yapmaktadır. Edebî ve publisistik çalışmaları Azerbaycan, Orta Asya ve Türkiye’de çeşitli yayın organlarında yayımlanmıştır. Özellikle Türkiye’nin toplumsal yaşamı ve tarihi üzerine yoğunlaşmakta; bu alanlarda araştırmaya dayalı yazılar kaleme almaktadır. Iğdır’dan İstanbul’a kadar uzanan şehirleri konu alan geniş hacimli eserleri bulunmaktadır. Son seyahatinde Bursa dâhil olmak üzere dört şehir hakkında publisistik yazılar yazmış, bu çalışmalar okuyucular […] - [Züleyha ÖZBAY BİLGİÇ -SANA DAİR](https://maviyol.tr/2026/03/03/zuleyha-ozbay-bilgic-sana-dair/): ​SANA DAİR Âmini eksik cümlelerin,Yarım kalmış dualarından topluyorum yüreğimi…Biraz kırgın, bir parça gün batımı,Ellerimi ısıtan demli bir çay buğusundaHasretini yüklüyorum elem saçlı rüzgârlara. ​Sana;İçimin yedi renkli baharından deriyorumYağmurunda yeşersin diye, umutla… ​Burukluğumu döküyorum firari sözlerine,Yokluğunun firakında kayboluyor harflerim.Nereye gitsem gam!Kaç kelâm etsem ziyan!Yüzünün coğrafyasına esir düşüyor gözlerim.Hüznün içli bestem, tebessümün memleketim… ​Sana;Uçsuz bucaksız hülyalarımı seriyorum,Ömrüne yol olup aksın diye, ümitlerim… ​Ruhumun yokuşlarında buluyorum, gülüşünün renginiSesine yaslanıyor dağlarımın gamlı türküleri.Sesin, buğusu tüten kar tanesi,Eritir zemheriye çalan düşlerimiHer işlediğinde iliklerime… ​Sana;Duru denizlerin köpüklerinden serpiyorumMavilerini ser diye, Gönül Kâbe’me… Züleyha ÖZBAY BİLGİÇ - [Çağatay ALP -HER ÇAĞA SEVGİ DAĞITAN ADAM](https://maviyol.tr/2026/03/03/cagatay-alp-her-caga-sevgi-dagitan-adam/): HER ÇAĞA SEVGİ DAĞITAN ADAM (700 Yıldır Sönmeyen Çerağ)                                                                                                        Yâdımdasın aşk tanığıHâl ehlisin yoktur gizinAyan beyan sözlerinleAsırlardan gelir izin -İzindeyim izindeyim  Anadolu’nun bereketli topraklarında rengârenk, yediveren güllerce açan, etrafına sevgi yüklü kokular saçan, bir güvercin narinliğinde kavli kelâm şiirleriyle gökyüzü bahçelerinde uçan, görklü göklerden ‘gök ekinleri’ biçen, Hakk yolunda aşk bâdesi içen, münkirden kaçan, marufa koşan bencileyin bir garip, Türkmen, Anadolu dervişidir Yunus… Yunus Emre, aşkın bir medeniyet tasavvurcusu, bir medeniyet inşacısı, bir medeniyet tahayyülcüsüdür. Medeniyet dediğimiz şey ise, münevver insanların yerleşik şehir normlarına ve gönüllere nakşettiği değerler bütününün tamamının adıdır. Kadim şehirlerde kadim değer üretimleri yapanlar ise; vahşetten, karanlıktan, cehaletten, nadanlıktan […] - [ÖN SÖZ / BİR EŞİKTE DURMAK](https://maviyol.tr/2026/03/03/on-soz-bir-esikte-durmak/): Mavi Yol’un üçüncü sayısında bir eşiğin üzerindeyiz. İlk sayımızda “türküler”le ortak sesimize kulak verdik, ikinci sayımızda “vefa” kavramı etrafında hafızamızı yokladık. Bu sayıda ise Nevruz’un “Yeni Gün” çağrısıyla baharı, dirilişi ve yeniden başlama iradesini ele alıyoruz… Bahar, bu topraklarda yalnızca bir mevsim değildir. Cemrelerle birlikte çözülmeye başlayan sadece toprak değil, insanın iç dünyasıdır. Nevruz, yüzyıllardır süregelen bu uyanışın, yenilenmenin ve umudun adıdır. Mavi Yol, üçüncü sayısında baharı; edebiyatın, sanatın ve sözün imkânlarıyla karşılıyor. Bu bahar, Kahramanmaraş için daha derin bir anlam taşıyor. Büyük bir acının ardından, sözün birleştirici ve iyileştirici gücüne daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir zamandayız. UNESCO Edebiyat Şehri olan […] - [Mavi Yol Kültür Sanat Buluşmaları: "Kahramanmaraş Türkülerinde Yerel Kodlar ve Anlam Ağları"](https://maviyol.tr/2026/02/08/mavi-yol-kultur-sanat-bulusmalari-kahramanmaras-turkulerinde-yerel-kodlar-ve-anlam-aglari/): BİLSEK’te Kültürel Hafıza Tazelendi: Maraş Türkülerinin Kodları Çözüldü Mavi Yol Dergisi olarak geleneksel hale getirdiğimiz “Kültür Sanat Buluşmaları”nın ikincisinde, Kahramanmaraş’ın kadim seslerini bilimsel bir mercek altına aldık. 7 Şubat 2026 Cumartesi günü BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği’nde gerçekleşen programda, akademik derinlik ile sanatın sıcaklığı aynı kürsüde buluştu. Yayın Yönetmenimiz ve koordinatörümüz Şair-Yazar Celalettin Kurt’un sunumuyla başlayan akşamın konuğu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Şakalar idi. “Kahramanmaraş Türkülerinde Yerel Kodlar ve Anlam Ağları” başlıklı sunumuyla Şakalar, türkülerimizi sadece birer melodi değil, birer bilgi paketi olarak ele aldı. Mavi Yol okurları için bu özel akşamdan […] - [KÜLTÜR SANAT BULUŞMALARI BAŞLADI](https://maviyol.tr/2026/01/17/kultur-sanat-bulusmalari-basladi/): ŞİİR VE MUSİKİ MAVİ YOL’DA BULUŞTU: KÜLTÜR SANAT BULUŞMALARI BAŞLADI Yayın hayatına iddialı bir giriş yapan Mavi Yol Dergisi, kültür ve sanat dünyasını bir araya getiren “Mavi Yol Kültür Sanat Buluşmaları”nın ilk etkinliği, edebiyatseverlerin yoğun katılımıyla sanatsal bir şölene dönüştü. Edebiyatın Yeni Durağı: Mavi Yol 10 Ocak Cumartesi günü saat 19.30’da Bilsek Gençlik Kulübü Derneğinde gerçekleşen buluşma, Bilsek Yönetim Kurulu Başkanı Abdulgaffar Polat’ın selamlama konuşmasıyla başladı. Polat, şehrin kültürel hafızasına katkı sunacak her türlü sanatsal faaliyetin destekçisi olacaklarını belirtti. Ardından Mavi Yol Dergisi Koordinatörü Mehmet Köşk, “Mavi Yolculuk” başlıklı sunumuyla derginin yayın politikasını ve sanatı merkeze alan gelecek projelerini konuklarla paylaştı. […] - [MAVİ YOL DERGİSİ 3. SAYI İÇİN "DİRİLİŞ" DEDİ](https://maviyol.tr/2025/12/31/mavi-yol-dergisi-3-sayi-icin-dirilis-dedi/): MAVİ YOL DERGİSİ 3. SAYI İÇİN “DİRİLİŞ” DEDİ: HEDEF TÜRK DÜNYASI! BİLSEK Gençlik Kulübü bünyesinde yayın hayatına başlayan ve kısa sürede edebiyat dünyasında ses getiren Mavi Yol Dergisi, 27 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleştirilen istişare toplantısında 3. sayısının yol haritasını çizdi. Yayın kurulu üyeleri Hanifi Yılmaz, Mustafa Başıbüyük, Teyfik Karadaş, Nuri Yıldız’ın yanı sıra yönetim kurulu üyeleri Naim Paksoy, Ali Özdemir, İbrahim Bağbudar’ın da katıldığı toplantı, derginin sadMAVİ YOL DERGİSİ 3. SAYI İÇİN “DİRİLİŞ” DEDİ: HEDEF TÜRK DÜNYASI! BİLSEK Gençlik Kulübü bünyesinde yayın hayatına başlayan ve kısa sürede edebiyat dünyasında ses getiren Mavi Yol Dergisi, 27 Aralık Cumartesi günü saat […] - [Edebiyatın Başkentinde Mavi Yolculuk Sürüyor: İkinci Durak "Vefa"](https://maviyol.tr/2025/12/11/edebiyatin-baskentinde-mavi-yolculuk-suruyor-ikinci-durak-vefa/): Edebiyatın Başkentinde Mavi Yolculuk Sürüyor: İkinci Durak “Vefa” Kahramanmaraş’ın kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getiren BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği, yayın organı “Mavi Yol” dergisinin 2. sayısını, edebiyatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirdiği özel bir etkinlikle tanıttı. 10 Aralık 2025 Çarşamba günü saat 19.00’da BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği merkezinde düzenlenen tanıtım gecesi; şairleri, yazarları, ozanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini bir araya getirdi. “Mavi Yol, Kültürel Hafızamızdır” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan BİLSEK Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdulgaffar Polat, derginin doğum sancılarından bugüne gelinen süreci değerlendirdi. Polat, konuşmasında; “Bir hayal olarak başlayan bu yolculuğun, bugün elimizde somut bir esere dönüşmesi büyük bir […] - [M. Nihat MALKOÇ -İSTANBUL'DA BİR SEMTE ADINI VEREN ALİM: ŞEYH EBÜ'L-VEFA (K.S.)](https://maviyol.tr/2025/12/03/istanbulda-bir-semte-adini-veren-alim-seyh-ebul-vefa-k-s-m-nihat-malkoc/): İSTANBUL’DA BİR SEMTE ADINI VEREN ALİM: ŞEYH EBÜ’L-VEFA (K.S.) Zamane insanlarının vefasızlığından yakındığımızda “Vefa bazıları için bir semt adıdır.” deriz. Peki, bu semtin adının nereden geldiğini kaçımız biliriz? İşte bu yazımızda bu kadim semte adını veren bir Allah dostundan, Şeyh Muslihuddin Mustafa İbnü’l Vefâ’dan bahsedeceğiz. Onun din-i İslâm’a hizmetlerinden, hikmetli davranışlarından bahis açacağız. İstanbul’un tarihî bir semtine adını vermiş olan Şeyh Muslihuddin Mustafa İbnü’l Vefä, rivayetlere göre Konya’da doğmuştur. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, vefat tarihi hicri 896’da, Ramazan ayının ilk Pazartesi günü, milâdi 1491 senesidir. Babası Ahmed Sadri Efendi’dir. Bu Hakk ve hakikat dostu, Zeyniyye tarikatının Vefâiyye kolunun kurucusudur. […] - [Çağatay ALP -VEFA](https://maviyol.tr/2025/12/03/vefa-cagatay-alp/): VEFA Hâlis olan gönül, vefa bilmeli Vefa bilmeyene, neylesin vefa Hakikat kalplerden, silinmiş ise Gitsin uzaklarda, eylesin vefa İman atlasının, özü yitmişse Kalender kalplerin, közü bitmişse Sözler sözden çıkıp, boşa gitmişse Varıp yad ellerde, toylasın vefa Nankörlük fıtrattır, mektebi olmaz Nasihat bilmeyen, ibretler almaz İblisten el alan, doğruyu bulmaz Eğriyi doğruyu, oylasın vefa Işıksız, rehbersiz, yola gidilmez Çobansız, kavalsız, sürü güdülmez Hak edişsiz ekmek, helâl edilmez Haykırsın, ünlensin, haylasın vefa ‘Vefa İstanbul’da, bir semt adı mı Yoksa umarsızın, çirkin yâdı mı Ya da maskelerde, tatlı cadı mı İçsin yağmurları, çaylasın vefa Vefayla yürekler, izanlı olur Vefa yoksa gönül, hazanlı olur Encamı […] - [Yağız Alp ILGAZ -VEFA: UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMANIN SESSİZ SANATI](https://maviyol.tr/2025/12/03/vefa-unutma-caginda-hatirlamanin-sessiz-sanati-yagiz-alp-ilgaz/): VEFA: UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMANIN SESSİZ SANATI Vefa… Sanki geçmişin tozlu raflarından yankılanan, unutulmaya bırakılmış bir kelime. Zaman artık o kadar hızlı akıyor ki; ilişkiler bir ekran ışığı kadar kısa sürüyor, sadakat duygusu bir bildirim sesiyle dağılıp gidiyor. Her şeyin hızla kurulup aynı hızla tüketildiği bu çağda, vefa sanki sessizce direniyor; kalabalığın, gürültünün ortasında, insanın içindeki son sığınak gibi duruyor. Oysa vefa, kuru bir kelimeden ibaret değil. O, insanın vicdanıyla yaptığı gizli bir sözleşme. Bazen bir dostu unutmamak, bazen bir anıya özenle sahip çıkmak, bazen de verdiğin bir sözü tutmak… Hepsi vefanın hayata karışmış hâlleri. Vefa, aslında hatırlamanın, değer vermenin, insan kalmanın […] - [Mehmet Akif CAN -VEFA YÜREKTE TAŞINAN SESSİZ BİR ERDEM](https://maviyol.tr/2025/12/03/vefa-yurekte-tasinan-sessiz-bir-erdem-mehmet-akif-can/): VEFA YÜREKTE TAŞINAN SESSİZ BİR ERDEM Bazı kelimeler hasret, özlem ya da bir sorumluluk gibi derin anlamlar taşıdıkları için anlam kazanır. Vefa da bu kelimelerden biridir. Bazı insanların bu duygunun içini boşaltarak değersizleştirmeye çalıştığına şahit olabiliyoruz. İnsan ilişkilerinin birer maddî değer gibi tüketildiği günümüzde, vefanın değerini ancak yüreğinden hissedenler anlayabilir. Vefa, doğumla elde edilen bir duygu değildir. Ancak ailemiz, bu değeri derinlemesine içselleştirmemize katkı sağlayabilir. Bazen aileden öğrenemediğimiz bu duyguyu okulda, askerde veya bir hayvanın davranışlarını gözlemleyerek öğrenebiliriz. Vefa; bir köpeğin başını okşamak, sıcak bir havada avuçlayarak su içirmek gibi bir davranış olabilir. Kitaplar ve nasihatler, vefa ile ilgili sadece bilgi […] - [Orhan OYANIK -VEFA ŞERHİ](https://maviyol.tr/2025/12/03/vefa-serhi-orhan-oyanik/): VEFA ŞERHİ Vefayla bahar olur hazanlar kara kışlar Birden tarumar olur o umutsuz bakışlar Muhabbetle dağılır sevinci boğan sisler Yürek duvarlarını dost sohbetleri süsler İnsanın en makbulü hatır gönül bilendir Yaraya merhem olup akan yaşı silendir Bazen bir satır mektup bazen bir iki kelâm Bin altın değerinde her gönderilen selâm Bir dost selamı gelse fersah fersah uzaktan Dirilir cism-i canın kurtulur ruh tuzakta Bayram havası eser ıssız gönül yurdunda Bir hoş seda bırakır giden her can ardında İnsana değer katan insan gönlü almaktır Şart ne olursa olsun ahde sadık kalmaktır Sessiz insanlar şehri bile sadakat bekler Fatiha’yla gelene rahmet okur melekler […] - [Orhan OYANIK -VEFA: KAYBOLAN BİR DUYGU MU? YOKSA HÂL İÇİMİZDE YAŞIYOR MU?](https://maviyol.tr/2025/12/03/vefa-kaybolan-bir-duygu-mu-yoksa-hala-icimizde-yasiyor-mu-orhan-oyanik/): VEFA: KAYBOLAN BİR DUYGU MU? YOKSA HÂL İÇİMİZDE YAŞIYOR MU? Vefa… Ne kadar da eski zamanlardan kalma, tozlu raflarda unutulmuş gibi duran bir kelime. Günümüzün hızla değişen, tüketim odaklı dünyasında vefa kavramının anlamını yitirip yitirmediğini sorgulamak kaçınılmaz hale geliyor. Bir zamanlar insani ilişkilerin temelini oluşturan, güveni ve bağlılığı simgeleyen bu duygu, şimdi sadece romantik filmlerde ya da eski şarkılarda mı yankılanıyor? Vefa, en basit tanımıyla sözünde durmak, sadık kalmak ve minnettarlığı unutmamaktır. Bir dosta zor gününde verilen destek, bir iyiliğin karşılığını bilmek, verilen bir sözü tutmak… Hepsi vefanın farklı tezahürleridir. Toplumun dokusunu bir arada tutan görünmez bir bağdır aslında vefa. Onu […] - [Mustafa BAŞIBÜYÜK -SENELER](https://maviyol.tr/2025/12/03/seneler-mustafa-basibuyuk/): SENELER Çiçeklenmiş yeşil dalı Sökerek gitti seneler Mânâlı mânâlı yüzüme Bakarak gitti seneler. Sanki bahar seli gibi Akarak gitti seneler. Bazen acımadı vurdu Bazen sorgu sual sordu Müşfik müşfik bakıp durdu Bıkarak gitti seneler Malım mülküm neyim varsa Dökerek gitti seneler. Bacamda baykuşlar öttü Sevdalım bırakıp gitti Felek sillesini attı Sekerek gitti seneler İki ayağıma çelme Takarak gitti seneler. Bir ağlattı bir güldürdü Haddimi yaman bildirdi İyi kötü mühlet verdi Ekerek gitti seneler Yüreğimi alazıyla Yakarak gitti seneler Beni üzdü, güldürmedi Yaraladı, öldürmedi Aldığını hiç vermedi Yıkarak gitti seneler Suçum neyse söylemedi Bıkarak gitti seneler Her yılbaşı onu andık Her vaktini […] - [Vedat Ali KIZILTEPE -TEYZEM](https://maviyol.tr/2025/12/02/teyzem-vedat-ali-kiziltepe/): TEYZEM Sabahın beşinde çalan telefonun sesiyle uyandım. İrkilerek kalktım yerimden. “Hayırdır inşallah?” diyerek telefonu açtım; evet, yanılmamıştım. Kırklı yaşlardaki dayıoğlunu kaybetmiştik. Yola düştüğümüzde saat sabahın altısını gösteriyordu. Köye doğru yol almaya başladık. Buz gibi ayaz vardı dışarıda. Kar fırtınası, sis derken, araç güçlükle yol alıyordu. Köye girdiğimizde saat sabahın 10.00’unu gösteriyordu. Cenaze evine gittiğimizde feryat figan, yeri göğü inletiyordu. Fazla bekletilmezdi bizde cenaze. Saat 13.00 civarı her şey bitmişti. Mezarı kazılmış, cenaze toprağa verilmişti… Yeniden döndük cenaze evine. İçeride adım atacak yer yoktu. Ardımdan bir ses duydum, birisi bana sesleniyordu. Geriye dönüp baktım; evet, Emine teyze beni çağırıyordu. Şaşırırdım bu kadının […] - [Halil MANUŞ -NE VEFALI DOST VAR](https://maviyol.tr/2025/12/02/ne-vefali-dost-var-halil-manus/): NE VEFALI DOST VAR Zaman mı ileri, ben mi geriyim? Bu nasıl hâl, ne yerde ne gökteyim Şaşırdım kaldım bilmem ki ne deyim -Yeminle ki; el basarım Mushaf’a -Ne vefalı dost var, ne dostta vefa Yaratan tek, kişisini ferdini Dost dediğin paylaşandır derdini Arar olduk insanların merdini -Yeminle ki; el basarım Mushaf’a -Ne vefalı dost var, ne dostta vefa Kimi cebe vurgundur kimi boya Bakılmaz olmuş asalete soya Resim ortada… Seyret doya doya -Yeminle ki, el basarım Mushaf’a -Ne vefalı dost var, ne dostta vefa Baba dostu bizim de dostumuzdu Aşı aşımız; suyu, suyumuzdu Ecdattan mirasımız, huyumuzdu -Yeminle ki; el basarım […] - [Lalə ISMAYIL -DE](https://maviyol.tr/2025/12/02/de-lale-ismayil/): DE Ömrünün payızı baharın olub, Çaldım pəncərəni, bir “xoş gəldin”, de! Yolların həsrəti gözümə dolub, Aşdım dağ-dərəni, dur, “xoş gəldin”, de! Bir sevda içində olmuşam köz-köz, Necə söyləyirsən, axı necə, “döz!”? Niyə çətin olub bircə kəlmə söz?! Uçur bənd-bərəni, yar, “xoş gəldin”, de! Gözündən uzaqda, qürbətdə mənəm, Baxışında həsrət, dumanam, çənəm.. Özün ki, bilirsən, ruhuna tənəm, Sənsiz dünya mənə dar, “xoş gəldin”, de! Hüsnümə biganə qalarsan, solar. Sən öpməyən teli küləklər yolar. Boşla gəl inadı, axı nə olar?! Yağmasın gül üstə qar, “xoş gəldin”, de. Eşqini gizlətmə, haqqsızlıq yetər! Leylinəm, sən mənə Məcnundan betər.. Alıb sevgimizi, durnalar ötər, Hər kəsə eyləyər […] - [VEFA İLE ERDEM -İbrahim ÖZGÜN](https://maviyol.tr/2025/12/02/vefa-ile-erdem-ibrahim-ozgun/): VEFA İLE ERDEM İnsan anlam yolcusudur. Vefa sorumluluktur, birikim ile insanda yer bulur. İnsanın yolculuğu, birikim ile anlamlı ve önemlidir. Birikim hayat boyu mevcuttur ve gelişmelerden edinilendir. Ancak olumlu edinimler ve olumlu hâle sevk edecek gelişmeler fayda sağlar. Hayat sistem içindedir. İnsanın doğması ile dünya yolculuğu başlar. Yolculuk dünya kadardır. Dünyada biriken yaratılana yansır ve döngü içinde yer bulur. Gerçek, varlıkla buluşur ve faydalı güçle anlamlı olur. Anlamlı amaç, bilgi ve kararlılığın aydınlığı doğrultusunda gitmekle faydalı güç elde edilebilir. Samimiyet, canlıya ait bir özellik olmakla birlikte, en çok insana yakışır. Samimiyet, vefayı özümseyenlerde barınır. Vefa, vicdani sorumluluktur; kaybetmeyenler için.. Vefayı kuşanan […] - [Kazım GÖK -NAİF NEFES](https://maviyol.tr/2025/12/02/naif-nefes-kazim-gok/): NAİF NEFES güneş dokunur tenlere, yakar oysa karanlıkta bile gölgedir vefa bilirim çölün ağaçlarını güldüren, yaşatan vahadır budanmış kuru dala, yağmurdan kefendir vefa iyi bilirim bir selam gelmezse sükûtun çığlığıdır vefa çok iyi bilirim nadasa bırakılmış gönülde başaklanır ruh ambarında güzelliktir vefa çok iyi bilirim kapı tokmaklarını ağlatan eldir kördüğüm dertleri çözen sırdır azgın ırmakların üstünde gümüşten köprüdür turnaların kanadında dönen sızıdır ölüyü dirilten candır vefa çok iyi bilirim hain taşıyla ölen habil’in naif nefesidir vefa Kazım GÖK - [Hayrettin YAZICI -VEFA VE İNSAN](https://maviyol.tr/2025/12/02/vefa-ve-insan-hayrettin-yazici/): VEFA VE İNSAN Vefasızlık, insanın yüreğinde açılan ve asla kapanmayan ağır bir yaradır. Bir kere o yara açıldı mı, zaman onu sarmaya yetmez. İnsan toplumsal bir varlıktır; başkalarıyla birlikte yaşamaya, onlarla yol almaya, yük taşımaya, paylaşmaya mecburdur. Mecburdur, çünkü hayatta kalışını, Allah’tan sonra, mutlaka bir başka insana borçludur. İnsanın kendi varlığına, hayatına karşı vefasız olması mümkün değildir. Bu, insanın doğduğu andan itibaren, içinde taşıdığı bir borçtur. Önce onu doğurana, büyütene, devşirip dünyaya getirenlere; sonra da hayat yolunda karşısına çıkan bütün insanlara bir vefa borcu vardır. Beşikten mezara kadar insan, türlü türlü ilişkiler geliştirir. Arkadaşlıklar, dostluklar, cemiyetler, cemaatler… Kimine uzaktan dokunur, kimine […] - [Hayrettin YAZICI -BİVEFA](https://maviyol.tr/2025/12/02/bivefa-hayrettin-yazici/): BİVEFA Vefadar olmayanla nasıl bulunur safa Yaşadık ve anladık hayatta yokmuş vefa Yıldızlar yığınağından nasıl koptuysa bir bir Dört yan yerle yeksan Şu yeryüzü bir kabir Et tırnaktan nasıl ayrılır gördük Yangınlarda üşüdük Dostlar el uzatmaya görsün Kaldık işte körkütük Yalnızlığa bağdaş kurar kimimiz Soramayız Bedenimizden neden kaçar gölgelerimiz Sessiz sessiz Dağlar bile el ele tutuşurken halayla Zoru değiştirmeyiz kolayla Basar geçeriz eteklerine güneşin Alay ederiz ayla Gonca çatlar, yaprağından ayrı düşer gül Bilmeyiz Her ayrılık bir gülün ölümüdür Dört yanda ayrılık var Dalgalı saçlarıyla koşar rüzgâr Baş çevirir gider bütün güzeller Kaynağına küstür bütün gözeler Ağzımızdan ayrılığa veda ederken bir […] - [Gülçin Yağmur AKBULUT -DİLİN KOVUĞU](https://maviyol.tr/2025/12/02/dilin-kovugu-gulcin-yagmur-akbulut/): DİLİN KOVUĞU Dilinin kovuğunda o kadar çok çıkmayan sözcük vardı ki Hayriye ninenin. Ölüme alışılmıyordu mesela, hele yalnızlığa… Bir değil, sanki bin sene olmuştu eşi Fahri dede onu bırakıp gideli. Gittiği günden beri gökyüzü güneşsiz, sabahlar karanlıktı. Hissediyordu Hayriye nine, Fahri dedeyle kavuşmalarına az bir zaman kalmıştı. İki oğlu bir kızları olmuştu otuz yıllık mutlu evlilikleri süresince. Çocuklarını gözlerinden bile sakınıp onlara iyi bir gelecek sağlamaları gerekiyordu yaşamları boyunca. Öyle de olmuştu. En büyük çocukları Emre çok başarılı bir dahiliye doktoru; ortanca çocukları Emel, ülkenin gözde avukatlarından biri; küçük çocukları Emrah ise binbaşı olmuştu. Babaları Fahri Bey’in sağlığında ara sıra telefonla […] - [Eda TOSUN -VEFA VARSA](https://maviyol.tr/2025/12/02/vefa-varsa-eda-tosun/): VEFA VARSA Kalbin sadakatini Belirleyen bir onur Samimiyet denince Vefa varsa orada dur Dosta giden yoldur Yarana kabuk olur Acın var diye korkma Vefa varsa iyileşir Unutursan bir anıyı Bulursan yoldaşını O güçlü kopmaz bağı Vefa sana hatırlatır Güzel gününe sevinir Kötü günde yetişir Yıkılmaz kaledir Vefa insanı yüceltir Karanlık günler olur Hayat yorar yoğurur Bir mucize varsa Vefa ruhundan gelir Sevgi hâlâ sıcaksa Demek ki vefa da orada Fırtına olmaz olur mu!? Vefa kıyıdır insana Eda TOSUN - [Teyfik KARADAŞ -ÂŞIK VEYSEL'İN TÜRKÜLERİNDE VEFA](https://maviyol.tr/2025/12/02/asik-veyselin-turkulerinde-vefa-teyfik-karadas/): ÂŞIK VEYSEL’İN TÜRKÜLERİNDE VEFA Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için türkü, vefa ve vefasızlık sözlüklerinin anlamlarının açıklanmasının yararlı olacağını düşünüyorum. Türkü sözcüğünün bu güne kadar yüzlerce tanımı yapılmıştır. Bizim için önemli olan, türkünün Türk Dil Kurumu tarafından yapılmış olan tanımıdır. Türk Dil Kurumu’na göre “Türkü, Türkiye’nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin her çeşidine, verilen addır. Türkülerimiz binlerce yıldan beri Anadolu insanının özü, sözü ve yüreği olmuştur. Bugün de kültürel öğelerimizin arasında önemli bir yer tutan türkülerimiz, geçmişimiz ile geleceğimiz arasında köprü kurmaktadır. Türkülerimiz bizim özümüz, sözümüz ve yüreğimizdir. Umudumuz, aşkımız, hasretimiz, özlemimiz ve vefamızdır… Toprağın uyanması, rüzgârın esmesi, karın […] - [Hasan GEZER -UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMA, ERDEM NEDİR?](https://maviyol.tr/2025/12/02/unutma-caginda-hatirlama-erdem-nedir-hasan-gezer/): UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMA, ERDEM NEDİR? Bir kelime, bir sızı, bir yitirişin ardından bile kalabilen tek sadakat. Zamanın pas tutmadığı, kalbin en derin yerinde saklanan bir emanettir o. Birçok değer gibi o da sessizliğe gömüldü belki, ama hâlâ bazı kalplerde bir mum gibi yanıyor, küçük ama sarsılmaz bir ışıkla. Yaşadığımız çağ, unutmayı marifet sayıyor artık. İnsanlar hızla birbirini tanıyor, hızla tüketiyor, hızla unutuyor. Bir dostluğu, bir sözü, bir iyiliği… Her şeyin ömrü, ekran ışığının süresi kadar ancak! Ama bazı kelimeler bu hıza direniyor. Vefa, işte o direnen kelimelerden biridir. Unutma çağında hatırlamanın zarif bir erdemidir vefa ve zamansızdır. Hep genç ve zariftir. […] - [Cahit GÜNAY -USTA](https://maviyol.tr/2025/12/02/usta-cahit-gunay/): USTA Nasıl bir zamanın üstüne geldik, Gördüğüm her şeyden sıkıldım, usta. Her gelen sırtıma vurdu yükünü, Kalktıkça ayağa yıkıldım, usta. İşi olan tutup sıktı elimi, Bitirenin kini büktü belimi, Yine de yutkunup kestim dilimi, Yetmedi itilip kakıldım usta. Yaşamadan geçip baharı, yazı, Gönlüme bağladım kışta ayazı, Vefayı tanrıya derviş niyazı Diyen gönüllerde yakıldım, usta. Bir ömür yaşadım, yolgeçen hanı, Vallahi tutulur kalmadı yanı, Anlayınca gönlüm çağın büryanı, Gönüllü çengele takıldım, usta. Soğuk rüzgârlarla hatıra esti, Ardından aynalar selamı kesti, Sonra da dediler: “Tükendi testi,” İsmimle tahtaya çakıldım, usta. Takvim yaprakları bir bir çalınıp Gökte Güneş Ay’a binip salınıp Dostun dergâhında suyum […] - [Abdurrahim TAYLAN -VEFA: ŞEYTANIN BOZAMADIĞI MAYA](https://maviyol.tr/2025/12/02/vefa-seytanin-bozamadigi-maya-abdurrahim-taylan/): VEFA: ŞEYTANIN BOZAMADIĞI MAYA “Şeytanın Bozamadığı Maya” Bedir Gazvesi’nden hemen önceydi Mikdâd bin Esved (r.a.) ayağa kalktı ve şöyle dedi: “Yâ Resûlallah! Ne ile emrolunduysan onu yap, biz Sen’inle beraberiz. Allâh’a yemin olsun ki, biz sana İsrâîloğulları’nın Mûsâ’ya (a.s.) dediği gibi demeyiz. Onlar Mûsâ’ya: ‘Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız.’ (El-Mâide, 24) demişlerdi. Sen’i hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Sen’in sağında, solunda, önünde ve ardında düşman ile sonuna kadar çarpışmaya her an hazırız!…” Hazret-i Mikdad’ın ardından Sa’d bin Muâz (r.a.) ayağa kalktı: “Ey Allah’ın Resûlü! Bizler sana inandık, Sen’i tasdîk ettik. Getirdiğin Kur’ân ve Sünnet’in hak […] - [VEFASIZ - Ali PARLAK](https://maviyol.tr/2025/12/02/vefasiz-ali-parlak/): VEFASIZ Ne bilsin vefayı vefasızlar oyy! Vefasız elinde vefa sızlar oyy! Zevk-ü sefa içre bitirdin ömrü Ömrünce zevk ile güldün vefasız Almada cömerttin vermede cimri Fakiri, yoksulu yoldun vefasız Bol keseden dağıtırdın himmeti Sen cennette, ben geçirdim cinneti Gün ortası uyuttun da milleti Sırıtarak zevke daldın vefasız Bir istesen üç verirdim daha dün Güç istesen güç verirdim daha dün Gel deyince göç verirdim daha dün Yine yarı yolda kaldın vefasız Yıllardır bir kuru gülüşe açım Cefa çeke çeke ağardı saçım Vefasızdan vefa beklemek suçum Tütmeyen ocakta küldün vefasız Sadakat yaralı, vefa sürgünde Kilidin de paslı, gönül sürgün de Vefayı sefaya sattın […] - ["İNSAN SEVMİYORUM" NE DEMEK? -İbrahim Hakkı GÜNDOĞDU](https://maviyol.tr/2025/12/02/insan-sevmiyorum-ne-demek-ibrahim-hakki-gundogdu/): “İNSAN SEVMİYORUM” NE DEMEK? “İnsan Sevmiyorum” nasıl enteresan bir slogan, değil mi? Etiketle at ortaya, ne kadar ahmak varsa takılsın oltaya… Farkında mısınız bu, “İnsan Sevmiyorum” ifadesini söyleyen de, yazan da, etiketleyen de yine insan… Evet, evet maalesef (farkında olmasa bile) o da insan. Şu emperyalist zalimler, ne korkunç, her koldan saldırıyor… Çılgınca algı yaratmalar… Ey sen, kim isen işte!… Ey sen: Varsayalım sen insansın ve çok kötüsün… En iyi de kendini biliyorsun… Sürekli de kendinle yaşıyorsun, kendi hata ve günahlarını gördükçe de kendinden iğreniyorsun… Bu yüzden de bir türlü kendini sevemiyorsun… Herkesi de kendin gibi sandığın için kimseyi de sevemiyorsun… […] - [BAHARLAR VARDI ÜLKEMDE -Ali BÜYÜKÇAPAR](https://maviyol.tr/2025/12/02/baharlar-vardi-ulkemde-ali-buyukcapar/): BAHARLAR VARDI ÜLKEMDE Aldanış putları önümde sıralanırken Oradan gök gürlemesi duyuluyor Başım kelebeğin gözünde leke Güneş ısırıyor kuytularını varlığımın Dönüp eşiğine yüz sürüyorum Hayatım dağılan sisti ellerinde Dudaklarından dökülen inci mercan Özüme vurduğun mühründü Dağlandı alnım kırıldı düşlerim İzin ver toplayıp sana geleyim Geç kaldım senin acelen yok Ben ki ha var ha yokmuşum Ağırlaştı yüküm üstümde Denizkızlarının duası olmasa Girmezdi yunus düşlerimde İkindi bitti güneş veda ediyor bulutlara Ellerimi açıyorum toprağa Bir sızı yürüyor yüreğimin tenhalarına. Ali BÜYÜKÇAPAR - [TÜRKÜLERDE AHRAZ DİLE, BÜLBÜL GÜLE, ARI BALA GELİR -Dr. Halil ATILGAN](https://maviyol.tr/2025/12/02/turkulerde-ahraz-dile-bulbul-gule-ari-bala-gelir-dr-halil-atilgan/): TÜRKÜLERDE AHRAZ DİLE, BÜLBÜL GÜLE, ARI BALA GELİR Türkülerimiz ekmek gibi, su gibidir. Deniz olur dalgalanır, nehir olur şahlanır. Bazen karlı dağ olur, geçit vermez. Kır çiçekleri gibi, yaban gülü gibi arı duru ve yalınkattır. Zalim felek, gurbet, ayrılık, gönül onunla dile gelir. Düşündürür, güldürür, ağlatır, oynatır. Sevindirir. O, gönlün aziz dostu, duygu ve düşüncenin aynasıdır. Bizi söyler, bizi çalar, bizi anlatır. Hepsi ayrı renkte ve biçimdedirler. Halkımızın yaşama mücadelesinin dile ve tele yansımasını sağlayan bir aynadır. Onun içindir ki Anadolu insanı düğününü, kara gününü, kınasını, yakınmasını, mizahını, taşlamasını, kahramanlığını, aşkını, gurbetini, hatta sevgilisine sitemini dahi turnanın kanadında dile getirmeye çalışmış. […] - [VEFAKÂR - Hacı Abdullah KOZAN](https://maviyol.tr/2025/12/02/vefakar-haci-abdullah-kozan/): VEFAKÂR Dünya arar Firdevs’in, eker asuman suyun Yusuf düşer kuyuya, kardeşler serer huyun Bir vefalı dost arar, sabır sırda saklanır Titrer sebat önünde, hak sevgiyle paklanır Yunur dünya ahlakta, gönüller ak olurda Yandıkça pişer aşkla, hükmeder kuzu kurda Ömer’ler açar vicdan, vefalı dost Bekir’ler Dünya zalime teslim, akar zulümden kirler Her zerreden kürreye, âlem teslim Habib’e Vefasızlık diz boyu, konar insanlık dibe Kavrulur gönüllerde, yakar cefakâr olur Susar gönül sevgiye, yanar vefakâr olur Ademoğlu firarda, yakar kendi pazarın Süleymanlar tahtında, eden bulur Sezar’ın Bazen doğar güneşler, dünya alır nefesin İnsan doymaz varlığa, doldur boşalt kefesin Hana gelen ıslanır, güven duyar canlara […] - [GİDİYORUM BURALARDAN -Necdet EKİCİ](https://maviyol.tr/2025/12/02/gidiyorum-buralardan-necdet-ekici/): GİDİYORUM BURALARDAN Aynı masaya karşılıklı oturduk. İkimiz de durgun sular gibiydik. Gözleri içinin derinliklerinde uzun süre sustu. Sonra iki karaçalı gibi yükselen gür kaşlarının arasından dolu dolu baktı: “Gidiyorum buralardan, Nazmi.” dedi. “Çok alışmıştık birbirimize.” dedim. “Evet, çok alışmıştık. Üç yıl aynı evi paylaştık. Acı tatlı hatıralarımız oldu. Hâliyle alışıyor insan.” “Mustafa,” dedim. Gözlerime baktı. “Gitmesen olmaz mı?” Gülümsedi: “Kararnâmemi Müdür Bey bu sabah tebliğ etti. İmzalayıp ilişiğimi kestim.” Cevap vermedim. Gözlerimi pencereye bıraktım. Anladı. Çok üzüldüğümü anladı. “Bir gün nasıl olsa ayrılacaktık.” dedi ve ekledi: “Arkadaşlık böyle bir şey işte… Tanıyorsun, dostluklar kuruyorsun, hatıralar biriktiriyorsun, gün geliyor ayrılıyorsun. Vedalar zor […] - [YAZMADIM GÖNLÜME BİR DAHA VEFA -Dilek EKER ÖZYURT](https://maviyol.tr/2025/12/02/yazmadim-gonlume-bir-daha-vefa-dilek-eker-ozyurt/): YAZMADIM GÖNLÜME BİR DAHA VEFA – I – Bir sözün sıcaklığını, bir bakışın arılığını Bir omzun güvenini Vefasızlık öğretti bana Yazmadım gönlüme bir daha vefa… Ne avuçlara sığar, ne yüreklere Ötkün oklar saplanır bağrıma Ne gönülde saklanır, ne de sevda düşer lafıma Unutmakla değil, unutamadıklarıyla büyür insan aslında Şimdi ne kırgınım, ne de küskün Yalnızca sessiz ve içimde derin bir hüzün, Anlatmaya kelâm yetmez, kalbimde elîm bir tecennün Niyet sökün eder, heceler sürgün Bir garip sevdadır vefa, çınlar kalp yankısında – II – Kehkeşanlar sıralanır âzam göğünde Yiğitler göğüs dayar ötkün oklara Tutgaklar çizilir şikârgahlarda Turaç kuşu gibi salınır kılıçlar her […] - [BİR VEFASI OLMALI İNSAN OLANIN - Mevlânâ MUHSİN](https://maviyol.tr/2025/12/02/bir-vefasi-olmali-insan-olanin-mevlana-muhsin/): BİR VEFASI OLMALI İNSAN OLANIN Var olmak bir şerefti Yüce Rabb’in katından Sevk edildik ruhlar meclisine “Ben Rabbiniz miyim?” suâline “Evet, Rabbimizsin.” diyerek mühlet verildik Bir sınavdı hayat, ölüm, zaman ve mekân Ancak şahitti cihanda ne varsa Unutulmamalıydı edilen ahdü peyman Bir vefası olmalı her dem insanın Kâinât emrine verilirken Zaman diliminde günler, aylar, yıllar Geceler gündüzlere sır devrederken Görünür rahmetin sonsuz yansımaları Unutma! Varlığın öznesi sensin Muhatap kılan Rabb’in gözdesi sensin Binbir esmâ yarışır, yayılır tılsımları Sadece bir vefa istendi insan olandan Oysa şükür yolları dikenliydi, taşlıydı Varlıkla açılan gurur kapıları Sarıp sarmalar tüm duyguları Kötü bir tuzaktı benlik kuyusu […] - [MAVİ YOL - Hanifi YILMAZ](https://maviyol.tr/2025/12/02/mavi-yol-hanifi-yilmaz/): MAVİ YOL Bir bilinmezde seyrederken kâinât, her şey simsiyahtı. Alem-i ervah’ta Rabb’in varlığını tasdik eden ruhlar, emirle yazan kalemin cızırtılarını, kader defterini merak etmiş, karşılaşacakları her sınavın zaman ve zeminine aday olmuşlardı. Nihayet, “Ol” emri yankılandı ve kâinât, varlık âleminde kendini gösterdi… Süleyman Çelebi Mevlidinde: “O varken yok idi insan, cin, melek Arş, dünya, güneş, gezegen ve felek Bunların hepsini O var eyledi Birliğine hepsi ikrar eyledi Kudretini göstererek O Celîl Birliğine kıldı bunları delil Ol dedi bir kere var oldu cihan Olma derse mahvolur hemen o an Resûlullah’tır bu varlığa sebep O’nun rızasını aşkla kıl talep” dizeleri ile varlığın sebebini […] - [DOST GAZELİ -Celalettin KURT](https://maviyol.tr/2025/11/27/dost-gazeli-celalettin-kurt/): DOST GAZELİ Vefa kalpte barınır, vefayı aşk bilenin Dostluğuna İsmail, her dem kurban olayım Yaralıysa dost içten, yedi yerden vurgunsa Can özümden duayla, ona dermân olayım Sâdık kavle ermişse, gül içeri sözlerle Varıp sâdık kavline, görklü fermân olayım Gül bağında dostumun, diken batsa eline Kokusuyla gülünün, misk-i harmân olayım Dostluğuna dostumun, eğrileyim çileyle İplik iplik sarılıp, yaylı kirman olayım Sevgi, barış, kardeşlik, kâinatın tacıdır Ey güzel dost yakanda, beyaz arman olayım Kırgınlıkta gönüller, şerha şerha yarılır Gül sunayım gülüne, sana erman olayım Sevgilisin, gerçeksin, ana kadar azizsin Sevgilerle, sevdayla, kolda burman olayım Kurumasın gül sevgin, hep yeşersin kalbimde Islanayım suyunla, gümrah […] - [AŞKA VE VEFÂYA DAİR - Nafiz YILDIRIM](https://maviyol.tr/2025/11/27/aska-ve-vefaya-dair-nafiz-yildirim/): AŞKA VE VEFÂYA DAİR Nafiz YILDIRIM “Biz bülbül-i muhrik-dem-igülzârı firâkız Ateş kesilür geçse sabâ gülşenimizden” II. Selim Han II. Selim’in ifadesiyle, biz ayrılık bağının (bahçesinin) inleyen bülbülleriyiz. Şayet sabah rüzgârı bizim bahçemizden geçse ateş kesilir. Avamdan, ulemadan ve vükelâdan nice insanlar aşkı yaşadılar ve tarif ettiler. Her biri de kendince aşkın tarifini yapıp geçip gitti. Onlar da biliyordu ki, aşk tarife sığacak kadar sığ bir kavram değildi; ancak yaşayarak bilinecek bir şeydi. Aslında onlardan geriye aşkın tarifinden ziyade çıkardıkları acı ve iniltilerin nağmelere dökülmüş hâlleri kaldı. Zaten gerçek âşıkların sesi sedası da çıkmazdı, çünkü onlarda olduğu gibi, aşk, âşığı acılarla olgunlaştırır […] - [MAVİ YOL’UN İKİNCİ DURAĞI: “VEFA”](https://maviyol.tr/2025/11/27/mavi-yolun-ikinci-duragi-vefa/): Değerli Mavi Yol Okurları, Mavi Yol Dergisi’nin (Kültür, Sanat, Edebiyat) sularına ilk kez açıldığımız o heyecanlı başlangıcın ardından, ikinci sayımızla yeniden huzurlarınızda olmanın derin mutluluğunu yaşıyoruz. Yolculuğumuza başlarken, bu toprakların binlerce yıllık hafızasını, acısını, sevincini ve bilgeliğini damıtan “Türküler”imize ve o sözü bize miras bırakan “Yedi Ulu Ozan”ımıza kulak vermiştik. Onların nefesinde, sözün ne denli kutsal bir emanet olduğunu, geleneğin nasıl bir sadakatle taşınması gerektiğini bir kez daha idrak ettik. Bir ozanın sazına ve sözüne olan bağlılığı, aslında kültürümüzün temel taşlarından birini oluşturuyordu. İşte tam da o “söz”e olan sadakatten aldığımız ilhamla, bu sayımızda rotamızı modern dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu, […] - [Şair Yazar Ali İhsan Kekeç, Eserleri ve Dostlarının Anılarıyla Anıldı.](https://maviyol.tr/2025/11/14/sair-yazar-ali-ihsan-kekec-eserleri-ve-dostlarinin-anilariyla-anildi/): Şair Yazar Ali İhsan Kekeç, Eserleri ve Dostlarının Anılarıyla Anıldı. Bilsek Gençlik Kulübü’nde düzenlenen anma programı, merhum şair ve yazar Ali İhsan Kekeç’in hatırasına adanmış, vefa ve sanat dolu bir geceye sahne oldu. Salonda hem hüzünlü bir sükûnet hem de dost meclislerinin sıcaklığı hâkimdi. Etkinlik, Kekeç’in Anadolu irfanıyla yoğrulmuş edebi mirasını ve dostlarının yüreğindeki silinmez izlerini bir araya getirerek, onu yalnızca bir yazar olarak değil; aynı zamanda bir yoldaş, memleket sevdalısı ve “güzel insan” olarak onurlandırdı. Yöresine Adanmış Bir Ömür Ali İhsan Kekeç’in edebi kimliği, anma gecesinin entelektüel ve duygusal zeminini oluşturdu. Onun kalemini, dilini ve ilham kaynaklarını anlamak, dostlarının anılarının […] - [ÖKSÜZ KALIR KALEMLER](https://maviyol.tr/2025/11/01/oksuz-kalir-kalemler/): ÖKSÜZ KALIR KALEMLER (Merhum Ali İhsan Kekeç’e) Bir türkü ünlendim yalçın dağlaraKekikler solmadan keven dolmadanBir hüzün var anladım boyun bükmüş lalelerYine bir yıldız kaydı gece sabah olmadanBir can daha gider davettir gizemli semalaraOyun sona erer isteksiz kapanır sahnelerBundan gayri ağıtlar bahçelere bağlara Bir turna düşer sert yamaçlardanAcımasız vurulmuş kanatlar kırıkSevda selamları ulaşmaz artık sevgiliyeNe de çabuk geldi kaçınılmaz günHüzünler dağıtır çaresiz acı hıçkırıkYetimlik miras kalır şimdi haneyeKekik kokuları gelmez artık dağlardan Bir şair ölür eyvah! Yetim kalır hecelerBir ozan ölür ağıt söyler nağmelerBir yazar ölür öksüz kalır kalemlerAşkın izahını kimler yapar bundan böyle Ancak sevdalarla esrik olur gönüllerGüfte yalnız beste suskun […] - [Kahramanmaraş Kültür Sanat Hayatına Yeni Bir Soluk: Mavi Yol Dergisi Okurlarıyla Buluştu](https://maviyol.tr/2025/10/12/kahramanmaras-kultur-sanat-hayatina-yeni-bir-soluk-mavi-yol-dergisi-okurlariyla-bulustu/): Kahramanmaraş’ta kültür, sanat ve edebiyat alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüten BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği, yeni bir projeyle şehre edebi bir nefes kazandırdı. Ulusal ve uluslararası platformlarda birçok başarıya imza atan dernek, Türk Dünyası’na da hitap edecek “Mavi Yol” dergisini okurlarla buluşturdu. Derginin tanıtım toplantısı, 11 Ekim Cumartesi günü BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği merkezinde gerçekleştirildi. Etkinliğe şehrin kültür, sanat ve edebiyat dünyasından birçok önemli isim katıldı. GENEL YAYIN YÖNETMENİ CELALETTİN KURT: “GENÇLİĞE KÜLTÜR VE SANATI SEVDİRECEK BİR MEŞALE” Açılış konuşmasını yapan derginin Genel Yayın Yönetmeni, şair, yazar ve bestekâr Celalettin Kurt, Mavi Yol’un yalnızca bir dergi değil, aynı zamanda bir kültür hareketi olduğunu vurguladı. Kurt, konuşmasında şu […] - [Mavi Yol Dergisi Nasıl Doğdu](https://maviyol.tr/2025/10/09/mavi-yol-dergisi-nasil-dogdu/): Kahramanmaraş’ın bilinen köklü derneklerinden olan ve bu güne kadar bir çok ulusal ve uluslar arası projeye imza atan BİLSEK Gençlik Kulübü Derneği bu sefer şehrimizin, ülkemizin ve Türk Dünyasının kültür, sanat ve edebiyatına katkılar sunma amacı taşıyan bir dergi ile karşımıza çıktı. - [YAZI GÖNDERME](https://maviyol.tr/2025/10/09/yazi-gonderme/): Yazılarınızı maviyoldergisi@gmail.com adresine bekliyoruz. - [Gizlilik Politikası](https://maviyol.tr/2025/10/09/gizlilik-politikasi/): Gizlilik Politikası Yorumlar Ziyaretçiler siteye yorum bıraktığında yorum formunda gösterilen verileri ve ayrıca spam tespitine yardımcı olmak için ziyaretçinin IP adresini ve tarayıcı kullanıcı aracısı dizesini toplarız. E-posta adresinizden oluşturulan anonimleştirilmiş bir dize (hash olarak da adlandırılır), Gravatar hizmetini kullanıp kullanmadığınızı görmek için Gravatar hizmetine sağlanabilir. Gravatar hizmetinin gizlilik politikasına şu adresten ulaşabilirsiniz: https://automattic.com/privacy/. Yorumunuzun onaylanmasının ardından, profil resminiz yorumunuzla birlikte herkese açık olarak görünür. Medya Web sitesine görsel yüklerseniz, gömülü konum verileri (EXIF GPS) içeren görseller yüklemekten kaçınmalısınız. Web sitesi ziyaretçileri, web sitesindeki görsellerden herhangi bir konum verisini indirip çıkarabilir. Çerezler Sitemizde bir yorum bırakırsanız, adınızı, e-posta adresinizi ve web […] - [Mavi Yol Dergisi Künyesi](https://maviyol.tr/2025/10/09/mavi-yol-dergisi-kunyesi/): KÜNYE YIL: 1 SAYI: 4HAZİRAN / TEMMUZ / AĞUSTOS 2026 SAHİBİBilsek Gençlik Kulübü Derneği Adına Yönetim Kurulu BaşkanıAbdulgaffar POLAT GENEL YAYIN YÖNETMENİCelalettin KURT KOORDİNATÖRMehmet KÖŞK YAYIN KURULUHanifi YILMAZNecdet EKİCİCelalettin KURTİ. Hakkı GÜNDOĞDUDoğan KAYANafiz YILDIRIMDoç. Dr. Alper ŞAKALARNuri YILDIZCahit GÜNAY GRAFİK TASARIMMelih GEMCİ SON OKUMABurçak Saadet BAŞIBÜYÜK YAYIN TÜRÜÜç ayda bir çıkar BASKI:Fatih BasımeviTELEFON: 0344 225 77 75 / 0544 443 46 02 Onikişubat / KAHRAMANMARAŞ İDARE YERİ VE YAZIŞMA ADRESİBilsek Gençlik Kulübü DerneğiAkif İnan Mah. Alparslan Türkeş Bulvarı, Ümit Sitesi A Blok Kat:1 No:1, Onikişubat / KAHRAMANMARAŞ WEB: maviyol.tr E-POSTAmaviyoldergisi@gmail.com PARAYLA SATILMAZ - [İLETİŞİM](https://maviyol.tr/2025/10/09/iletisim/): İLETİŞİM E-POSTA: maviyoldergisi@gmail.com ADRES: BİLSEK Gençlik Kulübü DerneğiAkif İnan Mahallesi, Alparslan Türkeş Bulvarı, Ümit Sitesi, A Blok, Kat 1, No 1, Onikişubat / Kahramamaraş - [KVKK (Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası)](https://maviyol.tr/2025/10/09/kvkk-kisisel-verilerin-korunmasi-ve-islenmesi-politikasi/): Mavi Yol Dergisi Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası Giriş Mavi Yol Dergisi, kişisel verilerin korunması ve işlenmesi konusunda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) ve ilgili mevzuata uymayı taahhüt eder. Bu politika, Mavi Yol Dergisi tarafından toplanan, işlenen ve saklanan kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilkeleri ve prosedürleri belirler. Kapsam Bu politika,Mavi Yol Dergisi’ninn tüm faaliyetleri kapsamında toplanan, işlenen ve saklanan tüm kişisel verileri kapsar. Bu kapsamda; kişisel verileri işlenmektedir. Kişisel Verilerin Toplanması ve İşlenmesi Mavi Yol Dergisi, kişisel verileri aşağıdaki amaçlarla toplayabilir ve işleyebilir: Kişisel veriler, ancak hukuka uygun ve KVKK’ya uygun şekilde toplanır ve işlenir. Kişisel Verilerin Saklanması […] - [Mustafa BAŞIBÜYÜK -TÜRKÜLERİMİZ](https://maviyol.tr/2025/08/13/turkulerimiz/): TÜRKÜLERİMİZ Meyve sever misiniz?Mesela elma sever misiniz? “Severiz.”Ya şeftali, “tabii ki severiz.”Ya kiraz, ya kavun sever misiniz? “elbette severiz.”Türkülerimizi sever misiniz? “çok severiz.” Peki, meyvelerle türküler ne alâka?Şu alaka; meyveler geçer türkülerimizin içinden. Birçok meyvelerimizle türkülerimizin alakası vardır. Nasıl? Şöyle:-”Bir dilim, iki dilim, üç dilim elma”“Bir dalda iki kiraz”“Şeftalisi bala benziyor”“Karpuz kestim yiyen yok”Kavun gibi mis kokuludur türkülerimiz. İncir gibi baldır.Türküyle başlar insanlık tarihi.Doğan ilk bebeğin ağlamasıyla başlar; bu, ağıttır.Bebek biraz büyür, gülmeye başlar sesli sesli; bu sesler müzik gibidir, neşenin zevkin ifadesidir.MÖ 4000-2000 yılları arasında hüküm süren ve Orta Asya’dan Mezopotamya’ya gelip yerleşen, Samiler’in “Karakafalılar” dediği Ubeid kabilesinde, yani Sümerlerde […] - [Dilek EKER ÖZYURT -TÜRKÜLER DİYARI SİVAS      ](https://maviyol.tr/2025/08/13/turkuler-diyari-sivas/): TÜRKÜLER DİYARI SİVAS         Anadolu’nun bağrında, taşına dokununca tarih, rüzgârına kulak verince türkü duyulan, ince ince bölünen ses, name name gönüllere yayılan şehir; Sivas… Sivas, sadece bir şehir değil, bir ezgidir, bir yakarıştır, bir sevdadır her karışında. Tarihin her bir zerresinden gelen feryat, dillerden süzülen niyazdır. Her türküsünde ayrı bir özlem, ayrı bir acı vardır… Yanık avazında mahzun bir gurbet çağrısı semalarda yankılanır…  Kimi zaman sılaya sitem, kimi zaman vuslata umut taşır mısralarında… İşte bu sebeple Sivas türkülerinde sıkça geçen ‘gurbet’ kelimesi yalnızca bir mekân değil, kara yazılı bir kaderdir ezelden beri… Kızıldağ’dan boy verip şahlanan duygular, Kızılırmak’la akıp coşar […] - [Hanifi YILMAZ -BİZDE TÜRKÜLER](https://maviyol.tr/2025/08/13/bizde-turkuler/): BİZDE TÜRKÜLER Sevda pınarından mısralar aksınMaraşlı ozanlar türküler yaksınKahraman görmeyen gelsin de baksınSevdaya selâmdır, gözde türküler Ana bacı yaşlı kazma kürekliHazır kıta hepsi şair yürekliÖzgürlük ruhunda coşar sürekliYaraya merhemdir, özde türküler Cenkler anlatılır kundak halindeDestanlar ninnidir ana dilindeDüşman barınamaz Maraş ilindeMehter gibi vurur, bizde türküler Bayram bayram olur kurtulur sılamAl bayrağım coşar ben huzur bulamSazla dile gelir binlerce kelamSöylenir baharda, yazda türküler Bülbüller şâd olur sümbülden güldenNağmeler yayılır Kahraman İl’denZengin fakir söyler düşürmez dildenBazen peste bazen, tizde türküler Ağıttır, mevlittir gazelhan okurSevda bir nakıştır gönlüne dokurAşkın pınarından içenler çokturİnci mercan olur sözde türküler Kesilmez Maraş’ın garbi yelleriHalkı hoşgörülü şair dilleriOzanlar yorulmaz […] - [Teyfik KARADAŞ -NETTİN MEHMETİMİ KAPILI YOLAK AĞIDI](https://maviyol.tr/2025/08/13/nettin-mehmetimi-kapili-yolak-agidi-teyfik-karadas/): NETTİN MEHMETİMİ KAPILI YOLAK AĞIDI / Teyfik KARADAŞ Kahramanmaraş’ın Tanır Köyünde Molla Ali lakabıyla bilinen Ali Güzel adında bir vatandaş yaşamış. Tanır Köyü Orta Torosların Doğu Toroslarla kesişim noktasında yer alan Şahin Kayası dağının güney eteklerinde yer almaktadır. Köyün arazisinin büyük bir kısmı dağlar, taşlar ve ormanlarla kaplı olduğu için köy halkı geçimini hayvancılık yaparak sağlarmış. Molla Ali köyün yoksul insanlarından biriymiş. Ne ekilip biçilecek kadar arazisi nede geçimini sağlayacak kadar hayvanı varmış. Molla Ali geçimini kendi köyündeki varlıklı insanların işlerinde çalışarak elde ettiği gelirle sağlamış. Molla Ali yaşı kemale erince kendi köylerinden bir kız ile evlenerek yuvasını kurmuş. Bu evliliklerinden […] - [Fatime Elihüseyin YILDIZ -AZERBAYCAN TÜRKÜLERİ](https://maviyol.tr/2025/08/13/azerbaycan-turkuleri/): Azerbaycan Türküleri  Fatime Elihüseyn Yıldız Her bir halkın milli manevi değerlerini aksettiren hususu, onun müziği, müzik kültürüdür. Musiki ruhun aynasıdır. Musiki, insan ruhunun derinliklerinden süzülüp gelen ışıktır. O ışık, sınır tanımadan, din, dil, inanc ve adetlerin yarattığı prangaları çözerek, bütün kalpleri ışınlandırır. Musiki, düşmanı bile dosta çevire bilecek kadar güçlüdür aslında… Yeter ki duyarlı, zengin kalplere aksın… Bu günkü mevzuumuz, Azerbaycan’ın halk ve bestekâr şarkıları olacak… Azerbaycan’ın çok kadim musiki tarihi vardır. Çok zengin müzik medeniyyeti ve birçok kolları vardır.”Azerbaycan musikisi “dedikte ilk akla gelen, “muğam” oluyor. Muğamın Türkiye’deki karşılığı “Uzun havadır”… Muğam, içeriğinde derin mânâ, tefekkür barındıran bir müziktir. Genelde […] - [Halil MANUŞ -BİZİ SÖYLER TÜRKÜLERİMİZ](https://maviyol.tr/2025/08/13/bizi-soyler-turkulerimiz/): BİZİ SÖYLER TÜRKÜLERİMİZ Toplumun özelliklerini, tarihini, gelenek ve göreneklerini en güzel şekilde yansıtan unsurlardandır türküler. Bu konuyu Âşık Veysel şöyle açıklar şiirinde: “Bayramlarda düğünlerdeToplantıda yığınlardaSıkılınca dar günlerdeTürk’üz türkü çağırırız. Yaylalarda yataklardaOdalarda otaklardaKoyun gibi koytaklardaTürk’üz türkü çağırırız. Subaşında, sulaklardaTürkün sesi kulaklardaBeşiklerde beleklerdeTürk’üz türkü çağırırız.” Türkü sözcüğü, Türk adının sonuna, ilgi eki olan “î” ekinin getirilmesiyle ortaya çıkmıştır. “Türkî”, Türk ile ilgili ve Türk’e özgü anlamında da kullanılır. Ozan Arif türkü sözünün ne demek olduğunu üstüne basa basa vurgulayarak şu girişi yapar: “Türkü demek, Türk demektir hemşerim,O sebepten bizde boldur türküler…Ben onu bilirim onu söylerim,Türklerdeki özel haldır türküler…” Devamında özel hal nedir onu […] - [Mahmut TOPBAŞLI -SUYU KESİLMEYEN PINAR](https://maviyol.tr/2025/08/13/suyu-kesilmeyen-pinar/): SUYU KESİLMEYEN PINAR Doruğundan kar gitmeyen dağlarınDüzünde çağlayan pınar türkümüzYürekten salınır göklere doğruSırlı sözümüzü sunar türkümüz     Nice hikmet taşır koca kâinatHer bir avazında ayrı bir sanatDuygunun menbaı ipekten kanatŞafakta yükselen nehar türkümüz Gül için kanarken bülbülün bağrıFeryadı sevdaya kurban bir çağrıGurbetten ses verir sılaya doğruYolcuyu bekleyen diyar türkümüz Gönlümün teline hazan dokunsaBir dost mendiliyle teselli sunsaToprağın yüreği içip de kansaBozkırda yeşeren bahar türkümüz Hikmet eşiğinde bulup yeriniÖzünde görürsün has değeriniHelal lokmalarla alın teriniBereketle sunan pazar türkümüz Hayata dokunan bunca olaydaHoronda zeybekte barda halaydaHedefe gerilmiş ok ile yaydaNice ufuneti savar türkümüz Asumana erse kutlu dileklerDualara avuç açsa meleklerGidenin ardına bir ağıt eklerFatiha […] - [Celil ÇINKIR -TÜRKÜ: TÜRK’ÜN SESİ](https://maviyol.tr/2025/08/13/turku-turkun-sesi/): TÜRKÜ: TÜRK’ÜN SESİ Yazan: Celil ÇINKIR GİRİŞ: Türkünün Tanımı, Tarihçesi ve Müzikal Çerçevesi Türkü, halk arasında sözlü kültürle kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle hece ölçüsüyle söylenen, belirli bir ezgiyle dile getirilen, halk şiirinin müzikle birleşmiş hâlidir. Sözlü anlatım geleneğinin merkezinde yer alır ve milletin ortak hafızasında, sosyal olayların, bireysel duyguların, tarihî gelişmelerin yankı bulmuş biçimidir. Anlamı itibariyle “Türk’e özgü” olan, Türk milletine ait şiirli ve ezgili anlatım demektir. Sözlü halk edebiyatı içinde hem lirik hem epik hem de didaktik işlev görebilir. Tarihi kökeni, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan yolda, kopuzla anlatılan destanlardan başlayarak günümüze kadar ulaşır. Divanü Lügati’t-Türk’teki “yır”, Dede Korkut Hikâyelerindeki kopuzlu […] - [Mehmet GÖZÜKARA -TÜRKÜLER](https://maviyol.tr/2025/08/13/turkuler-mehmet-gozukara/): TÜRKÜLER Yiğitler silkinip ata binerkenÇağrıldı naralı ünlü türkülerKonargöçer yaylasından dönerkenŞahit toy-düğünlü günlü türküler Aşka düşen divanedir delidirCoşkun akan kar suyunun selidirBaşta esen gençlik kavak yelidirGamzeli yanakta benli türküler Nazlı yârin boyu servi dal olurYanakları elma gibi al olurAçılmamış bir tomurcuk gül olurSümbül menekşeli donlu türküler Sarhoş olup dağı taşı gezmekteNerde güzel görse onu süzmekteEhli kelam olan dilin çözmekteMuhabbetli senli-benli türküler Gövel ördek olur dalar göllereSeven âşık düşer dilden dillereBu yüzden düşerler gurbet ellereYüz akı şerefli şanlı türküler Geçer her devirin devri devranıErken doğan yıldız kırar kervanıZelzele yıkarken Erzincan Van’ıGözlerde yaş oldu kanlı türküler Dert çekenin gözlerinden yaş gelirBaş olana bin bir […] - [Doç. Dr. Alper ŞAKALAR -ELBİSTAN’IN MÜZİKAL HAFIZASI, GELENEK VE DEĞİŞİM](https://maviyol.tr/2025/08/13/85/): ELBİSTAN’IN MÜZİKAL HAFIZASI, GELENEK VE DEĞİŞİM Doç. Dr. Alper ŞAKALAR[1] Elbistan’ın sokaklarında gezerken kulağınıza uzaklardan tanıdık bir nağme çalınabilir. Belki bir evin avlusunda çalınan sazın tınısı, belki Ceyhan Nehri kıyısında mırıltıyla tutturulmuş bir türkü… Bu ezgiler, Elbistan’ın asırlık müzikal hafızasının sesleridir. Bir zamanlar ninelerin çocuklarına söylediği ninnilerden düğünlerde yankılanan halay havalarına, “doğumdan ölüme kadar milletimizin yüreğindeki dostu, sevinci, sızısı” olan türküler bu yörenin insanının mayasında vardır. Elbistan’da müzik, yalnızca eğlencelik bir unsur olmayıp; aynı zamanda ortak hafızanın, hüznün ve sevincin dili olagelmiştir. Yüzyıllardır dilden dile dolaşan türküler, Elbistanlıların hayatında adeta canlı bir tarih sayfası gibi yer almıştır. Her kuşağın hafızasında iz […] - [İbrahim GÜLSU -TÜRKÜLERLE GÜÇLENİR YÜREĞİMİZ](https://maviyol.tr/2025/08/13/turkulerle-guclenir-yuregimiz/): TÜRKÜLERLE GÜÇLENİR YÜREĞİMİZ     Birlikçi, dayanışmacı, dinamik bir kültürün öğesi olan müziğimiz; hem ezgi, hem de edebi bakımdan güçlüdür. Hele halk türkülerimizdeki duygu zenginliği…     Bedri Rahmi  Eyüboğlu,“Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım.” demez mi?     Anadolu’yu, Anadolu insanını tanımak için türkü dinlemek gerek. Çünkü biz, Türkülere dökmüşüz içimizi. Türkülerle güçlenir yüreğimiz, bedenimiz. Bizim aynamız, kimliğimiz, milli mührümüzdür türkülerimiz.      Ezgilerimizde gönül var, sevgi var, umut var. Memleket kokar ezgilerimiz burcu burcu.      Ezgilerimizde ruhun bedeni götürmesi; erdem, ahde, vefa var. Keremce ölmez aşklar var.      Özlemlerin dili, duyguların sığınağı, haksızlığa isyandır  türkülerimiz… Müziğimizin bestesi ve güftesi arasında bir […] - [Çağatay ALP -TÜRKÜLER](https://maviyol.tr/2025/08/13/baglama/): Eli kulağında, ozan dilindenYürekten süzülür, gelir türkülerDökülsün yeter ki, her bir kelâmıSevdalar menbağı, olur türküler Yöre yöre, farklı farklı söylenirGirer yüreklere, orda eylenirSevgi, sevda ile, aşkta boylanırÇıkmaz yüreklerde, kalır türküler Bazen ağıt olur; yaşatır acıBazen yaralara, sürer ilacıTürkü âşıkların, başının tacıGülü gülde arar, bulur türküler Köroğlu dilinde, görklü heybettirVeysel’in sazında, farklı lezzettirNamustur, şereftir; töre, izzettirKıyametle ancak, ölür türküler Çoban kavalında, inleyen nağmeKızı, kısrağında; sürmeden döğmeKutlu rahmet gibi, yürekten yağmaEsrik esrik telde, çalar türküler Alır da götürür, her bir mısrasıKoyar gurbetlere, gösterir yasıBazen de güldürür, olmaz tasasıGözlerin içinde, güler türküler Duygular içeri, söylenir özdenKelâmı kibarca, beslenir sözdenİçli içli çıkar, çalınan sazdanHasreti hasrette, […] ## Pages - [ANASAYFA](https://maviyol.tr/): MAVİ YOL 4. SAYI -HAZİRAN / TEMMUZ / AĞUSTOS 2026   - [DERGİ ARŞİVİ](https://maviyol.tr/dergi-arsivi/): MAVİ YOL DERGİSİ 1. SAYI - [MAVİ YOL DERGİSİ](https://maviyol.tr/mavi-yol-dergisi/):   MAVİ YOL DERGİSİ 3. SAYI İÇİNDEKİLER MAVİ YOL DERGİSİ 3. SAYI PDF MAVİ YOL DERGİSİ 3. SAYI E-DERGİ MAVİ YOL DERGİSİ 3. Sayı (Mart, Nisan mayıs 2026) E-Dergiye karekodu okutarak da ulaşabilirsiniz. MAVİ YOL DERGİ ARŞİVİ Mavi Yol Dergisi, Yıl 1, Sayı 3, Diriliş Mavi Yol Dergisi, Yıl 1, Sayı 2, Vefa Mavi Yol Yıl: 1, Sayı: 1, Yedi Ulu Ozan ve Türkülerimiz - [HAKKINDA](https://maviyol.tr/hakkinda/) - [ETKİNLİKLER](https://maviyol.tr/etkinlikler/) [comment]: # (Generated by Hostinger Tools Plugin)