Gülçin Yağmur AKBULUT -BAHARIN KAPISI

BAHARIN KAPISI Sabahın kapısındanasıl bekliyorumbir bilsen Kara kış ortasındabahar yürüyorkuru dallara Selâmınla şakıyor kuşlarkarı eriyor dağlarınortalık şenleniyor birden Şafağın eyvanındaişmar ediyor bir güzelÖyle tatlı ki gülüşübal kaymakşeker şerbet Ben öperken gözlerindençırpınıyor göğsününgüvercinleriey cananseninle coşuyor ırmaksana çıkıyor tüm yollar Gülçin Yağmur AKBULUT
Gülçin Yağmur AKBULUT -DİLİN KOVUĞU

DİLİN KOVUĞU Dilinin kovuğunda o kadar çok çıkmayan sözcük vardı ki Hayriye ninenin. Ölüme alışılmıyordu mesela, hele yalnızlığa… Bir değil, sanki bin sene olmuştu eşi Fahri dede onu bırakıp gideli. Gittiği günden beri gökyüzü güneşsiz, sabahlar karanlıktı. Hissediyordu Hayriye nine, Fahri dedeyle kavuşmalarına az bir zaman kalmıştı. İki oğlu bir kızları olmuştu otuz yıllık mutlu […]