M. Nihat MALKOÇ -İSTANBUL’DA BİR SEMTE ADINI VEREN ALİM: ŞEYH EBÜ’L-VEFA (K.S.)

İSTANBUL’DA BİR SEMTE ADINI VEREN ALİM: ŞEYH EBÜ’L-VEFA (K.S.) Zamane insanlarının vefasızlığından yakındığımızda “Vefa bazıları için bir semt adıdır.” deriz. Peki, bu semtin adının nereden geldiğini kaçımız biliriz? İşte bu yazımızda bu kadim semte adını veren bir Allah dostundan, Şeyh Muslihuddin Mustafa İbnü’l Vefâ’dan bahsedeceğiz. Onun din-i İslâm’a hizmetlerinden, hikmetli davranışlarından bahis açacağız. İstanbul’un tarihî […]
Çağatay ALP -VEFA

VEFA Hâlis olan gönül, vefa bilmeli Vefa bilmeyene, neylesin vefa Hakikat kalplerden, silinmiş ise Gitsin uzaklarda, eylesin vefa İman atlasının, özü yitmişse Kalender kalplerin, közü bitmişse Sözler sözden çıkıp, boşa gitmişse Varıp yad ellerde, toylasın vefa Nankörlük fıtrattır, mektebi olmaz Nasihat bilmeyen, ibretler almaz İblisten el alan, doğruyu bulmaz Eğriyi doğruyu, oylasın vefa Işıksız, rehbersiz, […]
Yağız Alp ILGAZ -VEFA: UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMANIN SESSİZ SANATI

VEFA: UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMANIN SESSİZ SANATI Vefa… Sanki geçmişin tozlu raflarından yankılanan, unutulmaya bırakılmış bir kelime. Zaman artık o kadar hızlı akıyor ki; ilişkiler bir ekran ışığı kadar kısa sürüyor, sadakat duygusu bir bildirim sesiyle dağılıp gidiyor. Her şeyin hızla kurulup aynı hızla tüketildiği bu çağda, vefa sanki sessizce direniyor; kalabalığın, gürültünün ortasında, insanın içindeki […]
Mehmet Akif CAN -VEFA YÜREKTE TAŞINAN SESSİZ BİR ERDEM

VEFA YÜREKTE TAŞINAN SESSİZ BİR ERDEM Bazı kelimeler hasret, özlem ya da bir sorumluluk gibi derin anlamlar taşıdıkları için anlam kazanır. Vefa da bu kelimelerden biridir. Bazı insanların bu duygunun içini boşaltarak değersizleştirmeye çalıştığına şahit olabiliyoruz. İnsan ilişkilerinin birer maddî değer gibi tüketildiği günümüzde, vefanın değerini ancak yüreğinden hissedenler anlayabilir. Vefa, doğumla elde edilen bir […]
Orhan OYANIK -VEFA ŞERHİ

VEFA ŞERHİ Vefayla bahar olur hazanlar kara kışlar Birden tarumar olur o umutsuz bakışlar Muhabbetle dağılır sevinci boğan sisler Yürek duvarlarını dost sohbetleri süsler İnsanın en makbulü hatır gönül bilendir Yaraya merhem olup akan yaşı silendir Bazen bir satır mektup bazen bir iki kelâm Bin altın değerinde her gönderilen selâm Bir dost selamı gelse fersah […]
Orhan OYANIK -VEFA: KAYBOLAN BİR DUYGU MU? YOKSA HÂLÂ İÇİMİZDE YAŞIYOR MU?

VEFA: KAYBOLAN BİR DUYGU MU? YOKSA HÂLÂ İÇİMİZDE YAŞIYOR MU? Vefa… Ne kadar da eski zamanlardan kalma, tozlu raflarda unutulmuş gibi duran bir kelime. Günümüzün hızla değişen, tüketim odaklı dünyasında vefa kavramının anlamını yitirip yitirmediğini sorgulamak kaçınılmaz hale geliyor. Bir zamanlar insani ilişkilerin temelini oluşturan, güveni ve bağlılığı simgeleyen bu duygu, şimdi sadece romantik filmlerde […]
Mustafa BAŞIBÜYÜK -SENELER

SENELER Çiçeklenmiş yeşil dalı Sökerek gitti seneler Mânâlı mânâlı yüzüme Bakarak gitti seneler. Sanki bahar seli gibi Akarak gitti seneler. Bazen acımadı vurdu Bazen sorgu sual sordu Müşfik müşfik bakıp durdu Bıkarak gitti seneler Malım mülküm neyim varsa Dökerek gitti seneler. Bacamda baykuşlar öttü Sevdalım bırakıp gitti Felek sillesini attı Sekerek gitti seneler İki ayağıma […]
Vedat Ali KIZILTEPE -TEYZEM

TEYZEM Sabahın beşinde çalan telefonun sesiyle uyandım. İrkilerek kalktım yerimden. “Hayırdır inşallah?” diyerek telefonu açtım; evet, yanılmamıştım. Kırklı yaşlardaki dayıoğlunu kaybetmiştik. Yola düştüğümüzde saat sabahın altısını gösteriyordu. Köye doğru yol almaya başladık. Buz gibi ayaz vardı dışarıda. Kar fırtınası, sis derken, araç güçlükle yol alıyordu. Köye girdiğimizde saat sabahın 10.00’unu gösteriyordu. Cenaze evine gittiğimizde feryat […]
Halil MANUŞ -NE VEFALI DOST VAR

NE VEFALI DOST VAR Zaman mı ileri, ben mi geriyim? Bu nasıl hâl, ne yerde ne gökteyim Şaşırdım kaldım bilmem ki ne deyim -Yeminle ki; el basarım Mushaf’a -Ne vefalı dost var, ne dostta vefa Yaratan tek, kişisini ferdini Dost dediğin paylaşandır derdini Arar olduk insanların merdini -Yeminle ki; el basarım Mushaf’a -Ne vefalı dost […]
Lalə ISMAYIL -DE

DE Ömrünün payızı baharın olub, Çaldım pəncərəni, bir “xoş gəldin”, de! Yolların həsrəti gözümə dolub, Aşdım dağ-dərəni, dur, “xoş gəldin”, de! Bir sevda içində olmuşam köz-köz, Necə söyləyirsən, axı necə, “döz!”? Niyə çətin olub bircə kəlmə söz?! Uçur bənd-bərəni, yar, “xoş gəldin”, de! Gözündən uzaqda, qürbətdə mənəm, Baxışında həsrət, dumanam, çənəm.. Özün ki, bilirsən, ruhuna […]