Değerli Mavi Yol Okurları, Mavi Yol Dergisi’nin (Kültür, Sanat, Edebiyat) sularına ilk kez açıldığımız o heyecanlı başlangıcın ardından, ikinci sayımızla yeniden huzurlarınızda olmanın derin mutluluğunu yaşıyoruz.
Yolculuğumuza başlarken, bu toprakların binlerce yıllık hafızasını, acısını, sevincini ve bilgeliğini damıtan “Türküler”imize ve o sözü bize miras bırakan “Yedi Ulu Ozan”ımıza kulak vermiştik. Onların nefesinde, sözün ne denli kutsal bir emanet olduğunu, geleneğin nasıl bir sadakatle taşınması gerektiğini bir kez daha idrak ettik. Bir ozanın sazına ve sözüne olan bağlılığı, aslında kültürümüzün temel taşlarından birini oluşturuyordu.
İşte tam da o “söz”e olan sadakatten aldığımız ilhamla, bu sayımızda rotamızı modern dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu, ancak en hızlı unuttuğu bir kavrama çevirdik: Vefa.
İçinde bulunduğumuz bu “hız çağı”, her şeyi hızla tüketilebilir bir nesneye dönüştürdü. İlişkilerin, dostlukların, sanatın ve hatta hatıraların bile kolayca gözden çıkarılabildiği bir iklimde, “vefa” kelimesi neredeyse nostaljik bir tınıya büründü.
Oysa biz biliyoruz ki vefa, yalnızca geçmişe duyulan bir özlem değildir. Vefa; bugüne karşı bir sorumluluk, geleceğe karşı ahlakî bir duruştur.
Vefa; bir ustanın çırağına aktardığı bilgiye hürmetidir. Bir yazarın, kendisinden önceki kalemlere duyduğu saygıdır. Unutmamaktır. Hatırlamaktır. Bir eseri var eden emeği, bir dostluğu ayakta tutan fedakârlığı ve bir yola çıkarken verilen sözü unutmamaktır.
Mavi Yol olarak, edebiyatın ve sanatın en temel görevlerinden birinin bu “hatırlatma” eylemi olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ikinci sayımızın sayfalarını, vefanın izlerini süren şiirlere, öykülere, denemelere ve incelemelere ayırdık. İçeride, vefanın sanattaki yansımalarından toplumsal hayattaki eksikliğine, kadim dostluklardan vefasızlığın açtığı yaralara kadar uzanan zengin bir içerikle karşılaşacaksınız.
İlk sayımızda ozanlarımızın türküsüne ses katan, bizi yalnız bırakmayan siz değerli okurlarımıza ve bu sayının her satırında emeği olan kıymetli yazarlarımıza, çizerlerimize en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Çünkü yol ne kadar mavi ve sonsuz olursa olsun, onu anlamlı kılan tek şey, yol arkadaşlarına duyulan vefadır.
Bir sonraki durağımızda buluşmak ümidiyle… Sanatla ve vefayla kalın.
Saygılarımızla
Mavi Yol Dergisi









