VEFA: UNUTMA ÇAĞINDA HATIRLAMANIN SESSİZ SANATI
Vefa… Sanki geçmişin tozlu raflarından yankılanan, unutulmaya bırakılmış bir kelime. Zaman artık o kadar hızlı akıyor ki; ilişkiler bir ekran ışığı kadar kısa sürüyor, sadakat duygusu bir bildirim sesiyle dağılıp gidiyor. Her şeyin hızla kurulup aynı hızla tüketildiği bu çağda, vefa sanki sessizce direniyor; kalabalığın, gürültünün ortasında, insanın içindeki son sığınak gibi duruyor.
Oysa vefa, kuru bir kelimeden ibaret değil. O, insanın vicdanıyla yaptığı gizli bir sözleşme. Bazen bir dostu unutmamak, bazen bir anıya özenle sahip çıkmak, bazen de verdiğin bir sözü tutmak… Hepsi vefanın hayata karışmış hâlleri. Vefa, aslında hatırlamanın, değer vermenin, insan kalmanın zarif bir biçimi.
Vefanın kökü, insanın ta varoluşuna uzanıyor. Yaradan’a verilen o ilk sözde, “Elest bezmindeki” ahitte gizli. Şeytanın bütün süslemelerine rağmen “Ben Allah’tan korkarım” diyebilmek, işte o en saf vefadır. Çünkü gerçek vefa, sadece insanlar arasında bir sadakat değil; insanın kendi özüne, inancına ve insanlığına gösterdiği içten bir saygıdır.
Ama gel gör ki, vefasızlık artık çağımızın sessiz salgını olmuş durumda. İnsanlar birbirine çabucak alışıyor, sonra aynı hızla vazgeçiyor. Güven, menfaatle; dostluk, çıkarla ölçülür hâle geliyor. Vefasızlık sadece bir kırgınlık değil, insanla insan arasındaki o ince bağı koparan bir yara aslında. Unutulan dostlar, değersiz görülen emekler, tutulmayan sözler… Her biri içimizde sessizce iz bırakıyor.
Yine de her şey bitmiş değil. Çünkü vefa hâlâ bazı kalplerde sessizce yeşeriyor. Unutmanın övüldüğü bir zamanda, hatırlamak başlı başına bir direniş. Bir dostu aramak, bir öğretmeni anmak, bir iyiliği unutmamak… Bunların hepsi insan kalma sanatının en sade ama en onurlu hâlleri.
Vefa, sevgiyle ve minnettarlıkla sulanması gereken bir çiçek gibi. Kurursa, önce insanın içi kurur. Ama yaşatılırsa, hem geçmiş hem gelecek anlam kazanır. Çünkü vefa sadece bir erdem değil, daha güvenli ve daha insanca bir dünyanın temeli. Bu çağın hızına karşı direnenler, unutmamayı seçenlerdir; çünkü vefa, hâlâ insan kalmanın en onurlu direnişidir.
Yağız Alp ILGAZ









