2- MAVİ YOL 2025-KIŞ SAYISI (2. Sayı)DENEMEMAVİ YOL DERGİSİ

Orhan OYANIK -VEFA: KAYBOLAN BİR DUYGU MU? YOKSA HÂLÂ İÇİMİZDE YAŞIYOR MU?

VEFA: KAYBOLAN BİR DUYGU MU? YOKSA HÂLÂ İÇİMİZDE YAŞIYOR MU?

Vefa… Ne kadar da eski zamanlardan kalma, tozlu raflarda unutulmuş gibi duran bir kelime. Günümüzün hızla değişen, tüketim odaklı dünyasında vefa kavramının anlamını yitirip yitirmediğini sorgulamak kaçınılmaz hale geliyor. Bir zamanlar insani ilişkilerin temelini oluşturan, güveni ve bağlılığı simgeleyen bu duygu, şimdi sadece romantik filmlerde ya da eski şarkılarda mı yankılanıyor?

Vefa, en basit tanımıyla sözünde durmak, sadık kalmak ve minnettarlığı unutmamaktır. Bir dosta zor gününde verilen destek, bir iyiliğin karşılığını bilmek, verilen bir sözü tutmak… Hepsi vefanın farklı tezahürleridir. Toplumun dokusunu bir arada tutan görünmez bir bağdır aslında vefa. Onu yaşayan insan, sadece kendi huzurunu değil, çevresindekilerin de huzurunu inşa eder. Vefalı bir dostun varlığı, en karanlık günlerde bile insanın içini aydınlatır; vefalı bir evlat, anne babasının ömrüne ömür katar.

Ancak günümüzde bu bağların zayıfladığını hissetmek mümkün! Hızlı tüketim alışkanlıkları, sanal dünyaların sunduğu geçici tatminler, kişisel çıkarların ön planda tutulması gibi faktörler, vefa duygusunun erozyona uğramasına neden oluyor. İnsanlar daha kolay vazgeçiyor, daha çabuk unutuyor. Dün en yakınım dediği kişiyi bugün tanımamazlıktan gelenler, verilen sözleri bir çırpıda unutanlar çoğalıyor. Bu durum, sadece bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de bir boşluk yaratıyor. Güvensizliğin, yalnızlığın ve nihayetinde mutsuzluğun yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.

Peki, vefa gerçekten kaybolan bir duygu mu? Yoksa sadece üzeri örtülmüş, görmezden gelinen bir hazine mi? Bence vefa, insan ruhunun derinliklerinde hala varlığını sürdüren, ancak beslenmeye ve hatırlanmaya ihtiyaç duyan bir çiçektir. Onu yeniden yeşertmek; ilişkilerimize samimiyet katmak, karşılıklı saygı ve minnettarlığı yeniden hayatımızın merkezine almakla mümkündür. Belki de küçük bir iyiliğin karşılığını küçümsememekle, verilen bir sözü önemsemekle, en önemlisi de insanlara değer vermekle başlayabiliriz.

Vefa, bir yük değil, bir erdemdir. Onu yaşatmak, hem kendimiz hem de toplum için daha sağlam, daha güvenli ve daha anlamlı bir dünya inşa etmektir. Belki de bu yüzden, vefayı sadece eski filmlerin ve şarkıların konusu olmaktan çıkarıp, gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir parçası hâline getirmeliyiz. Çünkü vefanın olduğu yerde, gerçek dostluklar, sağlam bağlar ve hakiki bir insanlık vardır.

Orhan OYANIK

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu