3- MAVİ YOL 2026-BAHAR SAYISI (3. Sayı)MAVİ YOL DERGİSİSÖYLEŞİ

Orhan SAYDAM -FRANSIZ DEVLET NİŞANI ÖDÜLLÜ BİR KAHRAMANMARAŞLI (Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz)

FRANSIZ DEVLET NİŞANI ÖDÜLLÜ BİR KAHRAMANMARAŞLI (Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz)

Kahramanmaraş, tarihi boyunca çok sayıda ilim adamı yetiştirmiş; bu kişiler kadı, müderris, müftü ve müellif olarak Osmanlı coğrafyasının çeşitli bölgelerinde görev yapmışlardır. Cumhuriyet’ten sonra da bu coğrafyada hatırı sayılır âlimler yetişmiştir. Aynı coğrafya, yazar ve şairleriyle de ünlüdür. Zira ülkemizin ünlü edebiyatçılar da çıkarmıştır bağrından. Bu isimlerden biri; Türkiye’de tanınmış bir akademisyen, mimar ve yazar Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz’dür. Memleketimizin önemli değerlerinden olan Erginöz, 54 eser ve birçok imtiyazlı ödül sahibidir. Dünyaca ünlü tarihçi Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç’ın ve daha birçok kadı, müftü, müderris ve âlim çıkarmış olan sülaleye mensup Erginöz’ün aile geçmişine de kısaca değinmek yerinde olacaktır.

Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç ve Fransa Milli Kütüphanesi’nden ezberlemek sûretiyle çıkardığı rivâyet edilen Düsturnâme-i Enverî isimli eseri (Orhan Saydam Arşivi)

Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz’ün babası Müfettiş Osman Necati Bey ve eserleri (Orhan Saydam Arşivi)

Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz’ün babası Osman Necati Erginöz’ün aile hakkında verdiği bilgiler; “…Osmanlı Devri’nde birçok kadı, bizim aileden yetişmiş. Bağdat Kadısı Ömer Efendi, Sana Kadısı Halil Esad Efendi, Konya Kadısı Mustafa Kâmil Efendi, Halep Kadısı Seyyid Ahmet Efendi bunlardan birkaçıdır. Büyük dedemiz Abdullah Efendi’nin fetvasını almadan Elbistan Müsellimi herhangi bir icraatta bulunamazmış. Bu aileden zaman içinde yetişmiş birçok önemli kişiler de vardır. Ordinaryüs Profesör Mükrimin Halil Yinanç, Yargıtay Hukuk Dairesi Başkanı Edip Erginöz, Profesör Dr. Hilmi Erginöz ve bu kişilerin yanı sıra yüksek mimar, hukukçu, eğitimci, iktisatçı birçok kimse vardır…” şeklindedir. Çok sayıda âlim yetiştiren bu aile hakkında, yine aile mensuplarına ait çeşitli görüşler de mevcuttur:

  1. Hacı Halil Esat Efendi, Hülasatu’ş-Şuruh (1887) adlı eserinde; Dulkadirli Hükümdarı Alauddevle’nin Ashab-ı Keyf’i tamir ettirdiği sırada, Çankırı taraflarında ilimle uğraşan İlyas Efendi’yi buraya davet ettiğini, İlyas Efendi’nin de yine ilimle uğraşan Yemliha adındaki oğlunun buradan Elbistan’a gelip yerleştiğini nakletmektedir. 
  2. Osman Necati Erginöz, anılarında; ‘’…Dulkadiroğulları tarafından Elbistan’ın Cendergazi ve Eshabilkeyf Medreseleri için Çankırı’dan getirilen İlyas Efendi, bizim dip dedemiz. İlyas Efendi’nin ağabeyi olan İsa Efendi de Eshabilkehf’te öğrenim yapmış, ancak onun hiç çocuğu olmamıştır. Amcazâdemiz olan Mükrimin Halil Yinanç, kendi sülalesini şöyle sıralar: Ali Efendi, Hacı Süleyman Efendi, Osman Efendi, Hacı Halil Efendi, Osman Efendi, yine Osman Efendi, Ahmet Sakıp Efendi, Kadı Halil Efendi, Mikrimin. Bizimki; Ali Efendi, Abdullah Efendi, Ali Efendi, Kadı Kâmil Efendi, Hurşit Efendi, Osman Necati.’’ demektedir. 
  3. Ahmet Hamdi Erginöz ise 1939’da “Ecdadımızın Tarihçesi (Elbistan Kamusu)” düzenlediği şecerede; Çankırı, Ankara ve Kayseri taraflarından ilimle uğraşan Şeyh İsa Efendi’nin, 1700’lerde Cenderiye Medresesi’ndeki ulemâ ve talebelerin daveti üzerine Elbistan’a geldiğini, Cender Gazi Zavisyesi’ne misafir olup bu muhitte yerleştiğini ve Halep Valisi Sâdır-ı Esbak Teberdarzâde Mehmet Paşa’nın bölgeyi ziyareti sırasında, oğullarından Hacı Halil Efendi’yi Elbistan Müftüsü; Şeyh İlyas Efendi’yi de Ashab-ı Keyf Müderrisi olarak tayin ettiğini nakleder. 

Ailede yetişen ilim adamlarının eserlerindeki ketebe ve künyeden anlaşıldığı üzere Afşar Boyu’na mensup olan bu sülâle, zamanla farklı kollara ayrılmış ve farklı isimlerle anılmaya başlanmıştır. ‘’Yemlihazâdeler’’ kolu; Yemlihalılar, Hocazâdeler ve Hacı Tahir Efendizâdeler olarak üçe ayrılmış, günümüzde; ‘’Akat’’, ‘’Sezer’’, ‘’Erginöz’’, ‘’Güngör’’ soyadlarını taşımaktadırlar. ‘’Hacı Halil Efendizâde’’ veya ‘’Müftüzâde’’ kolu ise; ‘’Yinanç’’, ‘’İnanç’’, ‘’Günen’’, ‘’Güner’’, ‘’Güneri’’, ‘’Müftüoğlu’’, ‘’Altınay’’ soyadlarını taşımaktadırlar.

Osman Necati Erginöz anılarında soyadları ile ilgili; ‘’… Erginöz soyadı, ağabeyim Ahmet Hamdi tarafından ailemize verilmiştir. Dedemiz Kâmil Efendi’nin adı Ergin olarak Türkçeleştirilmiş ve sonuna öz kelimesi ilave edilerek “Erginöz” olmuştur. Yemlihalılara Akat soyadını ben verdim. Müftüzâdelere Yinanç soyadını Mükrimin Ağabey verdi. Tacı Tahirzâdelere de Hakim Ali Efendi Amcamız, Sezer soyadını uygun bulmuştur. Aynı kökten gelen bu dört aile, bu şekilde soyadlarını almışlardır.’’ demektedir. Bahsi geçen bu büyük sülâlede yetişen önemli isimleri takdim ediyoruz:  

  1. Şeyh Abdullah Şakir bin Mustafa Elbistanî Efendi (Yemlihazâde) ?-?
  2. Mustafa Kâmil Efendi (Yemlihazâde-Erginöz) ?-1877
  3. Halil Mustafa Efendi Göv Kadı (Yemlihazâde) ?-?
  4. Ali Rıza Efendi 1821-?
  5. Hacı Halil Esat Efendi (Yemlihazâde-Güngör) 1855-1927
  6. Müftüzâde Kadı Hacı Ömer Lütfü Efendi 1858-1921
  7. Abdullah Pürsefâ Efendi (Yemlihazâde-Erginöz) 1863-1921
  8. Hafız Halil Kâmil Efendi (Müftüzâde-Yinanç) 1867-1920
  9. Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç 1900-1961
  10.  Müftü Osman Efendi ?-?
  11.  Müftüzâde Kadı Halil Sırrı Efendi 1845-?
  12.  Müftü Reşit Efendi (Müftüzâde-Yinanç-İnanç) 1892-1959
  13.  Ali Efendi (Hacıtahirzâde-Sezer) 1870-1954
  14.  Müftüzâde Kadı Sait Efendi 1836-1887
  15.  Müftü Bedri Efendi 1875-1963
  16.  Osman Necati Erginöz 1905-1988
  17.  Prof. Dr. Hilmi Erginöz 1929-2013
  18.  Prof. Dr. Refet Yinanç 1939-2019
  19.  Prof. Dr. Dz. Tbp. Kd. Alb. Mehmet Ali Yinanç 1945
  20.  Prof. Dr. Abdullah Günen 1950
  21.  Prof. Dr. Ethem Erginöz

Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz İle Bir Mülakat: 

Sayın Erginöz, doğumunuz ve eğitim hayatınızdan bahseder misiniz?

1944 yılında, Elbistan’da doğdum. Babam Müfettiş Osman Necati Bey’dir. İlk ve ortaokulu Elbistan’da, liseyi Kahramanmaraş ve İstanbul’da okudum. Daha sonra yurtdışına giderek Cenevre Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdim. Ardından Türkiye’ye dönerek İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirdim. Doktoramı İstanbul Üniversitesi’nde doçentlik ve profesörlüğümü ise Paris-Sorbon Üniversitesi’nde tamamladım. Paris-Sorbon Üniversitesi Şehircilik Enstitüsü’nde öğretim üyesi olarak çalıştım. Türkiye’de çeşitli üniversitelerde dersler verdim ve çeşitli kurumlarda çalıştım.

Maraş Lisesi’nde öğrenci olduğunuzu söylediniz. Burada bir anınız var mı?

Maraş Lisesi’ne 14 yaşında yatılı olarak gittim. Tabii, haliyle birçok anım var.  Ancak oradaki anılarımı son romanım Kayıp Yılların Şarkısı’nda anlatıyorum. Kitap çok yakında yayımlanacak. Merak edenler için kitabı tavsiye edebilirim…

Maraş Lisesi (Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi) (Orhan Saydam Arşivi)

Peki hocam, siz bir mimar ve akademisyen olarak, edebiyata olan merakınız nereden geliyor?

Şüphesiz, ailemden geliyor diyebiliriz. Zira büyük büyük dedem Mustafa Kâmil Efendi, kendi devrinde ünlü bir şair, yazar ve kadı idi. Babam aynı şekilde son derece okumaya ve yazmaya meraklı birisiydi. Ben de küçüklüğümden itibaren okuma ve yazma konusunda çevremden çok etkilendim, diyebilirim.

Hocam, söz açılmışken mimarî ve akademik alanda eserlerinizden bahseder misiniz?

Mimarî alanda: Mimarlık Tarihi, İstanbul’da Gecekondu Sorunu ve Sosyal Konut, Türkiye’de veya Akdeniz Ülkelerinde Kıyı Kullanımı ve Yapılaşması, Ekolojik Mimari, Şehircilik, yayınlanmış akademik eserlerimdir. Bunlardan doktora ve doçentlik tezlerim olan İstanbul’da Gecekondu ve Sosyal Konut, Türkiye’de Kıyı Alanları Yönetimi; Rusça da dahil 10 dile çevrildi. 

Hocam, çok sayıda çeviri, edebî ve tiyatro eserinizin olduğunu biliyoruz. Bize bunlardan bahseder misiniz? 

Çeviri eserlerimden bahsetmek gerekirse, içerisinde Anna Karenina da olmak üzere Fransızcadan Türkçeye 23 eser, Türkçeden Fransızcaya da birisi ‘’Küçük Ağa’’ olmak üzere 3 eserin çevirisini yaptım. 

Romanlarıma gelince; Mimari ve Aşk, Son Saraylı, Haremin Büyüsü, Tılsımlı Gömlek, Yazdan Kalma Bir Gün, İktidardakiler, Tutsaklar, Bir Yabancı Konuk gibi kitaplarımı örnek verebilirim. Kara Elmas isimli romanım da TRT’de dizi olarak yayınlanmıştır. 

Tiyatro eserlerim ise Taç ve Taht, Nakşidil, Aşk-ı Şahâne, Mikrime Sitti Şah Sultan’dır. Bu dört oyun, devlet tiyatroları repertuarına alınmıştır.

Hocam, hayatınız boyunca birçok prestijli ödül aldığınızı biliyoruz. Bu ödüllerden de bahseder misiniz?

Tabii, bahsederim. ‘’İktidardakiler’’ adlı romanımdan dolayı, 1984 yılında Fransız Kültür Bakanlığı tarafından Akademik Palmiye Ödülü’nü aldım. ‘’Bir Yabancı Konuk’’ romanımın Fransızca çevirisinden dolayı 1989 yılında Fransız Dilini Geliştirme Ödülü’nü aldım. Fransızcadan yaptığım çevirilerden dolayı da Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından 1988 yılında Legion D’honneur Nişanı’na lâyık görüldüm. TC Kültür Bakanlığı tarafından 1990 yılında en iyi oyun yazarı seçildim. 1996 yılında ise Fransız Yazarlar Birliği Ödülü ile ödüllendirildim…

Hocam, Kahramanmaraş Yedi Güzel Adam ve Elbistan Şehir Müzesi’nde fotoğrafınız ve biyografiniz yer alıyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Bahsi geçen müzelerde yer almaktan dolayı çok gururluyum. Maraş Yedi Güzel Adam Müzesi’nde, yani öğrencisi olduğum lisede ünlü yazarlar arasında yer almam gurur verici. Doğduğum şehir olan Elbistan’da müzede yer almak ise tarifsiz bir mutluluk… 

Hocam, doğduğunuz ve çocukluğunuzun geçtiği şehir Elbistan’da, Elbistan Kültür Sanat Derneği EKSADER tarafından size bir vefa gecesi düzenlendi. Bu konudaki düşüncelerinizi de alabilir miyiz?

Prof. Dr. Murat Erginöz, EKSADER’in hazırladığı vefa gecesinde Tarihçi Yazar Orhan Saydam ve Edebiyatçı Yazar Mustafa Bostan İle birlikte.

Şüphesiz, bir yazar veya edibin kendi memleketinde anılması harika bir duygu. Benim için de unutulmaz bir program oldu. Kız kardeşim ile geldiğimiz memleketimize, sırf bu program için oğlum Amerika’dan geldi. Elbistan Kaymakamı ve Belediye Başkanı, EKSADER üyeleri ile birlikte bizi kabul ettiler. Şehrimizin kültüre ve sanata değer veren idareciler tarafından yönetildiğini görmek beni ayrıca memnun etti. Dernek üyeleri eşliğinde Elbistan ve Afşin’de geziler yaptık. Afşin Eshâb-ı Kehf’i görmenin benim için ayrı bir önemi vardı. Özellikle bir tarihçi olarak orada ailemizin kökenlerini anlatmanız ve büyük dedelerimizin Ashâb-ı Kehf Medresesi’nde müderris olarak görev yaptığına dair verdiğiniz bilgiler, mekânı daha da özel kıldı. Elbistan Şehir Müzesi’ni de büyük bir hayranlık ve heyecan ile gezdim. Emek verenleri yürekten kutluyorum. Maraş Yedi Güzel Adam Müzesi’ni de görmek isterdim ama tadilat nedeniyle kapalıymış. Kısmet olursa açılınca orayı da görmek isterim…

Elbistan Kültür ve Sanat Derneği tarafından, Pınarbaşı Mükrime Hatun Kültür Evi’nde düzenlenen program ise baştan sona harikaydı. Sizin sunumunuz ile ailemizin yetiştirdiği önemli ilim adamlarını yâd etmiştik olduk. Edebiyatçı Yazar Mustafa Bostan gibi yetenekli birinin, benim edebî eserlerimi analiz edip yorumlaması da çok kıymetliydi. Bu programın hazırlanmasında emek veren herkese teşekkür ediyorum… 

Prof. Dr. Murat Aykaç Erginöz, Elbistan Kültür Ve Sanat Derneği EKSADER üyeleri ile birlikte. (Orhan Saydam Arşivi)

Hocam, son olarak genç yazarlara tavsiyeniz nelerdir?

Öncelikle hayatlarını kazanabilecekleri meslek edinmeleri, sonra çok okumalarını tavsiye ederim. Benim mesleğim mimarlık ve hiçbir zaman mesleğimi bırakmadım. Yazarlığı ise gönülden ve ticarî kaygı gütmeden yaptım. Ancak yazarlığın başlıca kuralı okumaktır. Çünkü okumadan yazılamaz. Dilimizi de çok iyi kullanmamız gerekiyor…

Orhan SAYDAM

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu